Serdal Adalı önceki rakibi Tekinoktay’ın seçilme haklarına tedbir talep etti
Beşiktaş Yönetimi, iki kez başkan adayı gösterilmiş olan Divan Kurulu Üyesi Hürser Tekinoktay’ı, sosyal medyadaki paylaşımlardan dolayı kulüp üyeliğinden ihraç etmek için harekete geçtiği ve Tekinoktay'ın seçme/seçilme haklarına tedbir yasağı verdiği öğrenildi.

Beşiktaş Kulübünde ilginç gelişmeler; Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın birlik ve beraberlik çağrıları arkasında 2 kez başkan adayı gösterilmiş Tekinoktay’ı ihraç etmek istediği öğrenildi.
Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş camiasının yakından tanıdığı isimlerden Hürser Tekinoktay, sosyal medya paylaşımları nedeniyle Beşiktaş Kulübü’nün şikayeti üzerine emniyete davet edildiğini açıklamıştı.
Paylaşımında zamanlamaya dikkat çeken Tekinoktay, olayın Süleyman Seba’nın başkanlığı bıraktığı tarihin yıl dönümüne denk gelmesini “ilginç bir tesadüf” olarak nitelendirmiş, şikayetin arkasında, yaklaşık bir yıl önce gerçekleştirilen ve “servet değerinde” olarak nitelendirilen bazı genç oyuncu transferlerine yönelik eleştirilerin yattığını tahmin ettiğini, Serdal Adalı’nın bu transferlerin maliyetinin sponsorlarca karşılanacağına dair söz verdiği, ancak mali kongre sonrası yayımlanan denetleme raporlarında bu kaynakların izine rastlanmadığını vurgulayarak asıl sorunun bunların konuşmasının istenmediğine işaret etmişti.
Bu olayların devamında kulüp yönetimi, Tekinoktay’ın sosyal medya üzerinden Barcelona kulübü hakkında yaptığı paylaşımların kurumun saygınlığını zedelediğini ve kendileri için çocuk kaçakçılığı yaptıkları iması taşıdığını iddia ederek kendisinin ihraç edilmesine karar verdiği öğrenildi.
Buna karşılık Tekinoktay, paylaşımlarının teknik ve akademik kavramlar içeren, tüm futbol dünyasının dikkatli olmasıyla ilgili birer bilgilendirme olduğunu savunarak, ihraç sürecinin usulsüz yürütüldüğünü ve muhalif sesleri kısmaya yönelik bir operasyon olduğunu öne sürdü.
Tekinoktay’ın savcılığa verdiği ifadede;
“Bunlar daha 18 yaşında çocuk” dediği oyuncunun satışından 2 milyon dolar kazandığını ifade eden esasen Serdal Adalı’dır.
Tekinoktay yaptığı açıklamada;
Söz konusu paylaşımlarında Beşiktaş’ın adının dahi geçmediğini, ifadelerinin tamamen FC Barcelona’nın 2014 yılındaki transfer yasağı (CAS 2014/A/3793) ve FIFA kuralları (FIFA Guardians Safeguarding) üzerine yapılan teknik ve akademik bir değerlendirme olduğunu belirtti.
Velev ki üzerine alındılarsa, ortada rahatsız oldukları bir konu olduğunu da varsayarsak;
“Şayet o dönem milyon dolarlar vererek transfer ettiği 2 oyuncu için bunu bize söylüyor diyerek üstüne alınmış ise 18 yaşındaki başka bir kıtadan aldığı çocuğu önce yetiştirmeyi düşünmesi ve ailesi ile birlikte yaşaması için gereken özeni göstermesi, daha da önemlisi kulübün FIFA tarafından verilebilecek olası bir ceza ile karşı karşıya kalmaması için emsal örnekler doğrultusunda ticari sözlerden uzak durması gerekmez miydi”
Serdal Adalı’nın kar açıklaması;
“Oysa, Serdal Adalı’nın savcılığa yaptığı şikayetten çok önceleri kendi ağzıyla “Bunlar çocuk. Bir daha 18 yaşında futbolcu transfer etmeyeceğim” ifadesi tamamen TİCARİ OLGULARI içeren bir ifadedir.
Servet boyutunda yapılan ödemeleri kapsayan sözleşmeler ve ödenen milyon dolarları kapsayan bir ticareti amatör ve gönüllülük esasına göre değerlendiriyorsa, bu açıklamasından kısa bir süre sonra Serdal Adalı’nın “Çocuk” dediği Keny Arroyo isimli oyuncuyu başka bir kulübe göndererek bunu “Bu işten kâr ettik.” anlamında ki açıklaması tam tamına çelişkilerle dolu bir TİCARET değil midir?”
Oysa benim ifade ettiğim ticaret kelimesinin, “Küçük yaşlarda bulunan yetenekli ve gelişmekte olan çocukların, sömürülerek ticari bir meta olarak görülmemesi üzerine bir kavram olduğu ve onların yetiştirilmelerinin esas olması gerektiğine dair sportif bir kavramdır. Ve bu işi bir finansal proje gibi gören menajerlere uyulmamasına dair herkesin kendine pay çıkartması gerekecek bir uyarıdır.
Serdal Adalı kendi yaptığını ticari bir iş olarak görmeyip çocukların yetiştirilmesini ve gelecek hayatlarına ve futbola zarar verilmemesini isteyen birini suçlu görmüştür.
Bu kavramı sadece ben değil eski FIFA başkanı Sepp Blatter bile söyleyip FIFA’yı uyarmaktadır. Dünyaca ünlü uluslararası üniversitelerde ve tüm akademik platformlarda “Child trafficking/Çocuk Ticareti” diye bir kavram vardır. Bu kavram AB üyesi olmayan az gelişmiş ülkelerden maddi durumu çocukların geleceğine bağlı ailelerin yetenekli çocuklarını keşfedip, menajerlerin bir finans projesi olarak planladığı ve çocukları ticari bir meta olarak gördükleri bir olayın anlatımıdır. Bu konuda FIFA da şüphe duyduğu durumlarda soruşturma açıp disiplin cezası vermektedir..
Tekinoktay açıklamasında ayrıca “Serdal Adalı’nın kullandığı kelime ve uzantısı olan “TİCARETİ” kelimesi ile kendi kullandığı “TİCARİ” kelimesini farklı anlamlar taşıdığını;
Burada FIFA’nın futbolda kullandığı ve anlatılmak istenenin gelişmekte olan çocukların hakları ve ekonomik sömürüye karşı korumasıyla ilgili olup, ticari bir meta olarak görülmemesi ile ilgili bir kavram olduğunu, ancak yapılan şikayetin ve girişimin KÖTÜ niyet taşıdığını “ çocuk” kar/satış birlikteliğinden oluşacak anlam çerçevesinde “Sattım, çocuktan kar ettim” diyenin “çocukların üstün menfaati ticari değerlerden önce gelir, “yetiştirin” diyeni şikayet etmesinden bellidir.” diye ifade etmiştir.
Tekinoktay, tüm bu olanlar olası bir seçimlerde kendilerine ciddi rakip olacağı birinin seçilme hakkını ortadan kaldırmak için yapılan kulüp içindeki siyasi bir girişim olduğunu daha bunun kendisine karşı değil binlerce Beşiktaşlının seçme hakkına karşı yapılan anti-demokratik bir hareket olduğunu ifade etmiştir.
NationalTurk / Talks Analiz
FIFA’nın çocuk koruma programlarına dair dokümanlar, kulübün resmi ihtarname ve karar yazıları ile Tekinoktay’ın bu suçlamalara karşı sunduğu hukuki savunmaların yer aldığı kaynaklar, bir spor kulübü içindeki yönetimsel çekişmeleri ve ifade özgürlüğü ile kurumsal disiplin arasındaki sınırları belgelemektedir.
Hürser Tekinoktay’ın Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nden ihraç edilme gerekçeleri, kulübün Disiplin Kurulu’nun resmi kararı ve Tekinoktay’ın bu iddialara karşı sunduğu belgelere göre iki farklı boyutta şekillenmektedir:
Beşiktaş Disiplin Kurulu’nun İhraç Gerekçeleri: Kulübün 29.09.2025 tarihli Disiplin Kurulu kararına ve bu kararı onayan Yönetim Kurulu tutanaklarına göre, Tekinoktay’a tüzüğün 50.d maddesi uyarınca “kesin çıkarma” cezası verilmiştir.
Kurulun gerekçeli kararı şu hususlara dayanmaktadır:
Sosyal Medya Paylaşımları: Tekinoktay’ın 01.05.2025 tarihinde sosyal medyada yaptığı, “Çocuk ticareti yapmıyorlar, çocuk yetiştiriyorlar çocuk” ve “Menajerler 18 yaşının altındaki çocukları ailelerinden ve memleketlerinden alıp kendi ticaretlerine alet ediyorlar, buna kimsenin alet olmayıp, kendi çocuklarını yetiştirmesi lazım değil mi?” şeklindeki ifadeleri inceleme konusu yapılmıştır.
“Çocuk Ticareti” Suçlaması: Disiplin kurulu, bu paylaşımların kulübün 18 yaşındaki Keny Arroyo ve Elan Ricardo gibi genç oyuncu transferleriyle birlikte değerlendirildiğinde, kulübün yasal transfer faaliyetlerini yasa dışı “çocuk ticareti” gibi gösterdiğine kanaat getirmiştir.
Kararda, “çocuk ticareti” ifadesinin çocukların yasal olmayan şekilde istismar edilmesi anlamına geldiği, kulübün bu şekilde lanse edilmesinin eleştiri sınırlarını aştığı belirtilmiştir.
Tekinoktay’ın yaptığı savunmada herhangi bir pişmanlık emaresi göstermemesi de cezada indirim yapılmamasının gerekçelerinden biri olarak sunulmuştur.
Hürser Tekinoktay’ın Savunması ve Karşı İddiaları
Tekinoktay ise kulübe ve noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile bu suçlamaları kesin bir dille reddetmiş, olayın arkasında farklı maksatlar olduğunu iddia etmiştir:
Çarpıtma ve Algı Operasyonu: Söz konusu paylaşımlarında Beşiktaş’ın adının dahi geçmediğini, ifadelerinin tamamen FC Barcelona‘nın 2014 yılındaki transfer yasağı (CAS 2014/A/3793) ve FIFA kuralları (FIFA Guardians Safeguarding) üzerine yapılan teknik ve akademik bir değerlendirme olduğunu belirtmiştir.
Kendi ifadeleriyle, 18 yaşını doldurmayan oyuncuların transferinin adeta çocuk ticareti yapıldığı şeklindeki bir söyleme dönüştürülerek kendisine karşı bir organize bir algı operasyonu ve karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade etmiştir.
Tekinoktay yürütülen ihraç sürecini, hukuki bir disiplin eylemi olarak değil, bizzat muhalif sesleri kısmaya yönelik organize bir “susturma operasyonu” ve kendisine yönelik bir “itibar suikastı” olarak nitelendirmektedir.
Yetkisizlik ve Mutlak Butlan İddiası:
Beşiktaş Tüzüğü’nün 50. maddesine göre kulübü zarara uğratanların ihracının emredildiğini hatırlatan Tekinoktay; kulübün geçmişte Avrupa’dan men cezası almasına neden olan CAS 2013/A/3258 kararının tarafı olan Serdal Adalı ve Murat Kılıç gibi yöneticilerin zaten tüzük gereği ihraç edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Kendi statüleri ihraçlık olan kişilerin başka bir üyeyi ihraç etmesinin hukuken geçersiz (Mutlak-Butlan) olduğunu belirtmiştir.
Savunma Hakkının İhlali:
Tüzükteki tebliğ sürelerinin açıkça ihlal edildiğini, aylar önce alınan kararların kendisinden saklanarak savunma hakkının gasp edildiğini ifade etmiştir.
Mutlak Butlan iddiası hukuki olarak ne anlama geliyor?
Hürser Tekinoktay’ın ihtarname ile dile getirdiği “Mutlak Butlan” (Kesin Hükümsüzlük) iddiası, kendisi hakkında yürütülen ihraç sürecinin ve gönderilen tebligatların hukuken en başından itibaren tamamen geçersiz olduğu anlamına gelmektedir.
Tekinoktay’ın açıklamalarına göre bu hukuki geçersizliğin dayandığı temel gerekçeler şunlardır:
Tüzüğün 50. Maddesi ve Zarar Verenlerin İhracı: Beşiktaş JK Tüzüğü’nün 50. maddesi, kulübü maddi veya manevi zarara uğratan kişilerin “kesin ihracını” emretmektedir.
Kararı Verenlerin Hukuki Durumu:
Tekinoktay, Beşiktaş’ın geçmişte UEFA’dan men cezası almasıyla sonuçlanan CAS 2013/A/3258 sayılı kararı hatırlatmaktadır.
Bu kararın tarafı olan Serdal Adalı ve Murat Kılıç gibi isimlerin, kulübü zarara uğrattıkları için tüzük gereği bizzat ihraç edilmeleri gerektiğini savunmaktadır.
Yetkisizlik Kaynaklı Hükümsüzlük: Tekinoktay’a göre, kendi statüleri hukuken “ihraçlık” olan yöneticilerin iradesiyle başka bir kongre üyesinin ihraç edilmesi mümkün değildir.
Kendi üyelikleri tüzük gereği düşmesi gereken kişilerin attığı imzalarla işlem tesis edilmesi ve tebligat çıkarılması yetkisizlik doğurur; bu nedenle yapılan tüm işlemler hukuk tekniği açısından “Mutlak Butlan” ile sakattır ve geçersizdir.
Özetle bu iddia, “beni ihraç edenler, kulübe verdikleri zarardan dolayı zaten ihraç edilmiş olması gereken kişilerdir, dolayısıyla beni ihraç etme hak ve yetkileri yoktur” mantığına dayanmaktadır.
Hürser Tekinoktay: “Barcelona’da Xavi’nin yerine Hansi Flick gelecek”








