Araç çubuğuna atla
Spor

Futbolda Kurumsal Kültür

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan'ın bu haftaki "Futbolda Kurumsal Kültür" başlıklı yazısı;

Futbol takımlarının her biri, ‘kurumsal’ bir yapı içerdikleri için ‘kurumsal kültür’ tanımına tabi tutula bilinirler. Kurumsal kültürün fonksiyon işleyişi, spor kulüplerini de bu analiz içerisinde değerlendirilmesine açıklık getirdiğini düşünüyorum.

Öncelikle, ‘kurum kültürü’ kurumsal motivasyonu mümkün kılar. Aynı zamanda, benimsenen geleneksel davranış kodları ve normlar kişisel anlamda da motivasyonu tetikler ve mesleki donanımlar sayesinde oluşan başka bir gücü ortaya koyar. Bunun en önemli etkisi ayniyat duygusunun sağlanmasıdır.

Futbolda ‘kurumsal’ yapıyı belirleyici en önemli unsur, kulüplerin tarihsel süreçleri ve bu süreç içersin de elde ettikleri kimliktir. Kimliğin en belirleyici öğeleri kulüp arması ve forma renkleridir. Daha sonra ise, rekabet unsurlarındaki tarihsel başarıları ve bu başarıların sürdürebilir kılan istikrarın yakalanması kulüp kimliğinin kurumsallaşmasını sağlayan en önemli etkenlerdir.

Kurumsallaşmayı sağlayan paydaşlar:

– Kulübün tarihsel süreci.

– Kulübün arması.

– Kulübün renkleri.

– Kulübün başarı hikâyeleri.

– Kulübün başarı hikâyesinin kahramanları.

– Kulübün tarihsel süreç içerisinde kalmasını sağlayan kişiler.

– Kulübün kimliğini oluşturan davranış normları ve prensipleri.

– Tüm kulüp paydaşlarının geleneksel norm ve değerleri içselleştirmesi.

Bunlar, kurumsallaşmanın etkisini ve deformasyona uğrayıp uğramamasını sağlayan bileşenlerdir.

Çalışanları bir kimlik altında toplayabilmenin tek yolu, kurumsal kültürü geçerli kılarak çalışanları mesleki birliktelik dışında birbirleriyle etkileşime geçmelerinin sağlanmasıdır. Bu sadece yönetimi, teknik adamı, seyirciyi bağlamaz. Bu güç rekabet altındaki rakipler dahil tüm şehri ve ülkeyi etkilemeyi başarır.

Sadece başarı bir saygınlık göstergesi değildir. Futbolun tarihsel varlığı içinde, onun amaçları doğrultusunda kurulmuş ve fark yaratarak, anlam katarak sosyal kurum haline gelmek ve tüm paydaşlar arasında saygınlık elde etmek sadece ve sadece kurumsal kültürün varlığı ve geçerliliği ile mümkün olur.

Buradaki diğer etki, kulübün yönetim prensiplerinin geleneksel bir ahlaki format içerisine oturtularak, geleneksel davranış kültürün sürdürülmesinin sağlanmasıdır.

Bu sürecin sağlıklı yürümesinin en temel dayanağı, seçilen başkanlar ve yönetim kurumlarıdır.

Türkiye, yönetim mekanizmaları konusunda rencide edilen bir ülkedir. Kişisel beklentiler ve bu uğurda heba edilen geleneksel davranış kodları sekteye uğratılarak, adeta kişiselleştirilmektedir.

Kulübün sosyal normları ve bu normlar sayesinde oluşturulan hikayeler yok edilerek, yenileşme adı altında adeta bir rant kurgusu haline kulüpler getirilmektedir. Şu an için kulüplerin ‘kurumsal’ yapılarının sürdürülebilir olmasındaki en büyük tehlike budur.

Kurum kültürünün bir diğer önemli fonksiyonu, kurumu diğerlerinden farklı kılarak, kurum çalışanlarına bir kimlik duygusu kazandırmasıdır. Kimlik duygusu kazanan bireyler, kendilerini çalıştıkları kuruma ait hissederler, kurumsal bağlanma ve sadakat duyguları gelişir. Bu fonksiyon onlara aynı zamanda bir benlik duygusu kazandırır.

Tarihsel süreç içinde oturmuş olan kural, kaide, normlar vasıtasıyla kurum içinde huzurlu bir çalışma ortamı sağlar. Bu süreç neyin nasıl yapılacağının yazısız olarak geleneksel olarak ortaya konmuş kurallar silsilesidir. Aksi neyin nasıl yapılacağını dair bilinmezliğin yaratacağı kaostur. Her yönetimin kendi kuralları ile değişkenliklerin yaratılması varlığın zamansız olarak bertaraf edilmesi anlamını içinde taşır.

Genel kurulların varlığı bu varlığın korunması etrafında toplanarak yönetim kurullarını oluşturur.

Kulüp başkanları ve yönetim kuruluda teknik direktör seçimde kurumsal yapıya önem vererek seçimin yaparlar. Bu seçim çalışma koşullarındaki uyum ve beklentilerin sağlanmasına neden olur.

Kurumsal Verimlilik ve Motivasyon

Bu etki futbolcu seçiminde de aynı duyarlıkla devam etmek zorundadır. Kurumsal verimlilik ve kurumsal motivasyon ancak bu şekilde sağlanır.

Çünkü bu süreci takip edip, denetim mekanizması oluşturan bir seyirci topluluğu vardır. Bir şehir vardır, bir ülke vardır.

Futbolun endüstriyel anlamda yeniden örgütlenmesi, kulüplerin yeni değişimlere ayak uydurmak için değişiklikleri zamanında yapmayı zorunlu kılar. Buradaki tehlike, kurumsal anlamda kültürel olarak bir kimlik ortay koyamayan kulüplerin süreç içinde dağılma ve zarara uğrama tehlikesine açık pozisyonda yakalanmalarıdır. Buradaki sinerjiyi sağlayacak ve koruyucu kalkan olacak güç kurumsal kültürün varlığıdır.

Kulüpler tesisleşme bakımından bir sorun yaşamamaktadırlar. Branşlar artık kendine ait alanlarda antrenman ve maçlarını yapacak çok yönlü tesislere sahiptirler. Hem kulüplerin marka değerlerini yükseltecek hem sporcularının verimliliğini artıracak ve en önemlisi, seyircilerine konfor sunarak bu gücü harekete geçirecek bir organizasyon sağlanması bugün ki koşullarda kaçınılmazdır. Değişimin ve gelişimin kaçınılmazlığı karşısında koruyucu etki ve yeniliği sindirme argümanların tamamı kurumsal varlığın içinde saklıdır.

Bu değişim içindeki başarının sürdürebilmesi kulüp için varlık sebebidir. Kulüp içinde çalışan tüm paydaşların hedef ve beklentilerin başarılı kılınması kurumsal kültürün gücü sayesinde gerçekleşir.

‘Kurumsal kültür’ aynı zamanda başarının manevi harcıdır ve bu yoldaki inancın tetikleyicisidir.

Kulüp bileşenlerinin korunması ve bu ‘kültür’ doğrultusunda yol haritasının belirlenmesi, kulübün tüm bileşenlerinin duygusal bağının kuvvetlendirip sürdürülebilir olabilecek bir maneviyat yaratılmasını sağlar.

Bunun için tüm kulüp paydaşlarının kurumsal kültürü içselleştirerek geleneksel değer katmaları gerekir. Bu sayede manevi ve inanç harcının ortaya çıkmasını sağlanır.

Barcelona gibi, Dortmund gibi, Sevilla gibi, Liverpool gibi Porto gibi kurumsallaşmanın olduğu kulüplerin sistematik kurgularında herhangi bir değişim kolaylıkla olmaz. Değişim isteyip var olan yapıdan taviz veren kulüpler zaten bunun bedelini ağır ödemişlerdir.

Kulüp yapısını, hedeflerini ve beklentilerini var olan sosyal ilişkiler üzerine kuran takımların yaptığı anlaşmalar, teknik direktör ve futbolcular ile uzun vadeli olur ve kulübün kurumsal değerlerinin içselleştirilmesi sağlanır.

Müslüm Gülhan / NationalTurk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı