Yaşam

Bir Kadın Bir Cinayet raflarda

Pandemi sürecinde pek çok kişi ‘Ne okusam?’ sorusuna cevap aramaya başladı. Evlerde daha çok vakit geçirilen bu süreçte kitap okuma oranı son derece düşük olan ülkemizde bir artışın yaşanması ise büyük bir umut… Yeni çıkan kitaplara göz atma şansınız olmadıysa size şahane bir önerimiz var…

Kadın ve cinayet kelimeleri yan yana geldiğimizde ne çok canımız yanıyor… Son yıllarda bu iki kelime daha sık yan yana gelir oldu… Ancak bu kez bu iki kelime sizi heyecan dolu tarihi bir yolculuğa çıkaracak…

Melih Esen Cengiz imzası taşıyan Bir Kadın Bir Cinayet isimli kitap kısa bir süre önce raflardaki yerini aldı. Altın Kitaplar’dan çıkan eser konusuyla bir hayli dikkat çekiliyor.

Polisiye tutkunlarının, yakın tarihi merak edenlerin elinden düşüremeyeceği kitaptaki olaylar 1977 yılının İstanbul’un da geçiyor. Sirkeci Garı, Gülhane Parkı, Sultanahmet gibi buram buram tarih kokan mekanlarda geçen masum gözyaşlarının ardına saklanan bir hikaye…

Bir Kadın Bir Cinayet

Gölgeler de yaşlanmaz, gerçekler de! 1977 Mayıs’ı… İstanbul kâbuslar içinde bir cehennemden diğerine geçmektedir. 1 Mayıs katliamı sonrası şehir gençlerin ölümleriyle sarsılırken “Kralların Treni” Orient Ekspress tarihinde son defa Sirkeci Garı’na gelir. İki gün sonra bir Orient Ekspress yolcusu Gülhane Parkı’nda ölü bulunurken bir başka yolcu, yaşlı Alman kadın Gisela cinayet zanlısı olarak Sultanahmet Karakolu’nda gözaltına alınır. İttihat ve Terakki’nin güçlü önderi Talat Paşa’nın eski konağı olan karakolda günlerce masumiyetini haykırır Gisela. Onun mu acısı ve pişmanlığı büyüktür, kuruntu ve düşlerin sık sık yokladığı komiser Attila’nın mı yoksa gencecik bedenlerle dolup taşan morgun müdürü Taylan’ın mı? Sevgilisini çatışmalarda yitiren devrimci kız Ülkü’nün düşleri zamansız sona ermişti de; Topkapı Sarayı’nın dış bahçesinde, Gülhane Parkı’nın ağaçlarında hayata veda eden son Orient Ekspress yolcusu yaşlı adam akıbetini hak mı etmişti? Cinayetin ipuçlarını belki Tanzimat Fermanı’yla Türk aydınlanmasına ilk harcın konulduğu gizemli Gülhane Parkı saklıyordu, belki de 19’uncu yüzyılın askeri okulu, şimdinin İstanbul Morgu… Ya da bizlere çok yabancı bir tarih! Melih Esen Cengiz’den, zamanın köreltmekte aciz kaldığı bir özlemin, gerçekleri nasıl perdelediğine tanık olacağınız ve masum gözyaşlarını sorgulayacağınız bir roman…

Altın Kitaplar için tıklayınız

Bir varmış bir yokmuş; gelecekte dünyada yalnızca kadınlar yaşayacakmış(!)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu