ABD İran Savaşı! “Tablo iyimser değil çok kötümser”
ABD İran Savaşı ile ilgili Emekli Yarbay Daniel L. Davis, katıldığı yayında Donald Trump yönetiminin İran ve bölge politikasına tepki göstererek, mevcut askeri harekatın ABD için bir felakete dönüştüğünü vurguladı.
Ünlü sunucu ve yorumcu George Galloway’in sunduğu “Mother of All Talk Shows” programına konuk olan Emekli Yarbay Daniel L. Davis, Donald Trump yönetiminin Ortadoğu’da yürüttüğü askeri faaliyetlere dair değerlendirmede bulundu.
Davis, Trump’ın savaşın gidişatına dair kamuoyuna sunduğu iyimser tablonun sahadaki gerçeklerle taban tabana zıt olduğunu belirtti.
Trump’ın televizyonda savaşın ne kadar “kolay” geçtiğini iddia etmesini eleştiren Davis, “Donald Trump’ı dinlerseniz bu savaşın kötü gittiğini asla anlayamazsınız; zira kendisi hedeflere ulaşıldığını ve her şeyin yolunda olduğunu savunuyor” dedi.
Ancak Davis’e göre bölgedeki Amerikan askerlerinin, İsrail halkının ve İran’daki durumun analizi, Washington’ın büyük bir yanılgı içinde olduğunu gösteriyor.
“Hürmüz Boğazı kapalıyken zafer olmaz”
Hürmüz Boğazı’ndaki düğümün küresel ekonomi ve bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerine dikkat çeken Davis, Trump’ın stratejik körlük yaşadığını dile getirdi.
Galloway’in ABD’nin Basra Körfezi’ndeki üslerini boşaltmak zorunda kaldığı ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam ettiği yönündeki tespitlerine katılan Davis, “Hürmüz Boğazı sadece bölge için değil, tüm küresel ekonomi için devasa bir sorun teşkil ediyor” ifadesini kullandı.
ABD İran Savaşı‘nda İsrail’in gece gündüz bombardıman altında olduğu ve Hizbullah militanlarının İsrail’in kuzeyinde mevzi kazandığı bir ortamda başarıdan söz etmenin imkansız olduğunu vurgulayan Davis, “170’ten fazla Amerikan askerinin öldüğü veya yaralandığı, milyarlarca doların birkaç günde harcandığı bir tabloyu başarı olarak nitelemek çok zor” diye konuştu.
Yönetimin temel hedeflerinden biri olan rejim değişikliği konusundaki başarısızlığın altını çizen Davis, askeri kapasitenin yanlış kullanıldığını belirtti. Trump’ın sadece retorikle yetindiğini ve somut bir sonuca ulaşamadığını kaydeden Davis, “Başkan rejim değişikliği istedi ama bunu elde edemedi; sadece bir şirketi diğeriyle değiştirmekle yetindi” dedi.
İran donanmasına verilen hasarın abartılmaması gerektiğini hatırlatan emekli yarbay, İran’ın özellikle Basra Körfezi’nde büyük önem taşıyan sürat teknelerinin ve gemilerinin önemli bir kısmının yeraltı tünellerinde, korunaklı bölgelerde hala aktif olduğunu bildirdi.
Davis, “İran’ın askeri gücü hasar gördü ancak yok edilmedi; en önemlisi de ABD bölgeye girdiğinde ilan ettiği hiçbir amacı gerçekleştiremedi” değerlendirmesinde bulundu.
Nükleer belirsizliğin yarattığı risklere değinen Davis, İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunun nerede olduğunu ABD istihbaratının dahi bilmediğini kaydetti.
Bu durumun İran’ı nükleer silah yapımına itmiş olabileceğini belirten Davis, “Kendi ulusal güvenliklerini korumak adına nükleer bombaya doğru koşmaları onlar için mantıklı olan tek seçenek; bunu yapıp yapmadıklarını bilmemizin ise bir yolu yok” dedi.
ABD İran Savaşı ile 47 yıl sonra ilk kez ABD’nin kendi tercihi olan bir savaş nedeniyle İran’ın eline koz verdiğini vurgulayan Davis, “İran’ın üzerimizde daha önce hiç sahip olmadığı bir kaldıracı var. Hürmüz Boğazı’nı kapatarak küresel ekonomiyi rehin aldılar ve biz onların şartlarına boyun eğmedikçe bu baskıyı sürdürecekler” dedi.
ABD İran Savaşı’nda Washington’daki karar alıcıların bir kara harekatı seçeneğini tartıştığına dair duyumları “çılgınlık” olarak nitelendiren Davis, böyle bir operasyonun askeri gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.
ABD İran Savaşı’nda bir kara gücü oluşturmanın en az altı ay süreceğini, bu süre zarfında eğitim ve lojistik hazırlıkların tamamlanmasının imkansız olduğunu belirten Davis, “İran dağlarında savunma eğitimi almış, iyi yetişmiş İran askerlerine karşı bir kara harekatı başlatmak intihar olur. Bu bir kan banyosuyla sonuçlanır ve muhtemelen yine de kazanamayız” uyarısında bulundu.
Trump’ın “ne kadar kolay” dediği savaşın aslında içinden çıkılamaz bir bataklığa dönüştüğünü kaydeden Davis, modern savaş tarihinde bu denli bir stratejik hata silsilesinin nadir görüldüğünü belirtti.
Programın en sarsıcı anlarından biri Davis’in nükleer savaş uyarısıydı. Trump’ın “Bir saat içinde yok ederiz” şeklindeki retoriğinin nükleer bir saldırıya işaret ettiğini savunan Davis, “Hayatım boyunca nükleer savaş riskinden hiç bu kadar endişe duymamıştım” itirafında bulundu.
ABD İran Savaşı’nda Trump’ın hatalarını kabul etme konusundaki yetersizliğinin ve kibrinin onu en radikal seçeneğe itebileceğini belirten Davis, “Amerikan sisteminde artık hiçbir denetim mekanizması (guardrails) kalmadı. Kongre savaş ilan etme yetkisini fiilen devretti. Şu an karşımızda, ordunun nükleer kapasitesini tek başına kullanmaya karar verebilecek 17. yüzyıl monarklarına benzer bir yapı var” yorumunu yaptı.
Davis, askeri hiyerarşide veya siyasetin merkezinde bu felaketi durduracak kimsenin kalmadığına dair endişesini dile getirdi.






