Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan CHP’den istifa etti
Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Özarslan’ın istifasının ardından AK Parti’ye geçeceğine yönelik iddialar da gündeme geldi.

Ankara’nın en büyük ilçelerinden Keçiören’de siyasi gündemi hareketlendiren bir gelişme yaşandı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’den belediye başkanı seçilen Mesut Özarslan, yayımladığı uzun açıklamayla partisinden istifa ettiğini açıkladı. Özarslan’ın açıklamasında parti içinde kendisine yönelik baskı ve tartışmalara dikkat çekmesi, istifanın arka planına ilişkin yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Mesut Özarslan kimdir?
Sivaslı bir mühendis olan Dr. Mesut Özarslan, akademik ve bürokratik kariyerinin ardından siyasete adım attı.
Kariyerine TOKİ bünyesinde Altyapı ve Zemin Etüd Şube Müdürü olarak başlayan Özarslan, 2005 yılında Pakistan depremi sonrası Başbakanlık Koordinatörü olarak görev aldı. Özel sektörde Geolimit Mühendislik A.Ş.’nin kuruculuğunu da yapan Özarslan, daha sonra yerel yönetimlerde çeşitli görevler üstlendi.
Siyasi hayatına İYİ Parti’de başlayan Özarslan, Kurucular Kurulu Üyesi ve Ankara Kurucu İl Başkanı olarak görev yaptı. 2019 yılında Mansur Yavaş ile birlikte çalışmaya başlayan Özarslan; Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde Belko ve Portaş Genel Müdürlükleri, Portaş Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Belediye Başkanı Başdanışmanlığı görevlerinde bulundu.
Spor alanında da aktif rol alan Özarslan, ASKİ Spor Asbaşkanlığı ile FOMGET Kadın Futbol Takımı Asbaşkanlığı görevlerini yürüttü.
Daha sonra CHP’ye katılan Özarslan, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Keçiören Belediye Başkanı seçilerek göreve başladı.
Mesut Özarslan istifa açıklamasını sosyal medyadan duyurdu
Mesut Özarslan, istifa kararını şu sözlerle duyurdu:
“Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.
Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.
Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.
Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.
Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.”
AK Parti’ye geçecek mi iddiası?
Özarslan’ın istifasının ardından siyasi kulislerde yeni iddialar da gündeme geldi. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye geçmesinin kesinleştiği yönünde değerlendirmeler yapılırken, Ankara’dan iki CHP’li ilçe belediyesinin daha benzer bir süreç yaşayabileceği öne sürülüyor.






