ABD İran Savaşı! İngiltere’yi Süveyş Kanalı bitirdi
ABD İran Savaşı’nda İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla ABD başta olmak üzere birçok ülke petrol ve doğalgaz konusunda köşeye sıkıştı.
500 yıllık imparatorluk tarihini inceleyen ve milyarlarca doları yöneten Ray Dalio, ABD İran Savaşı’nda Hürmüz Boğazı’nın ABD’nin sonu olacağını iddia etti:
“Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü kaybetmek Amerika için 1956’da Süveyş Kanalı’nın İngiltere için olduğu şey olabilir.”
1956: İngiltere’nin sonu
İngiltere 200 yıl boyunca dünyanın süper gücüydü. Sterlin dünya parasıydı. Donanması okyanusları kontrol ediyordu.
Gücünün en kritik noktası: Süveyş Kanalı.
Dünya ticaretinin büyük bölümü bu kanaldan geçiyordu. Kim kanalı kontrol ederse dünya ticaretini kontrol ederdi.
1956’da Mısır kanalı millileştirdi. “Artık bizim” dedi.
İngiltere tehdit etti. “Açın yoksa geliriz” dedi.
Mısır açmadı.
İngiltere, Fransa ve İsrail ile birlikte saldırdı.
Ama bir şey oldu. ABD “Dur” dedi. Sovyetler Birliği (Rusya) “Dur” dedi. Birleşmiş Milletler “Dur” dedi.
İngiltere geri çekilmek zorunda kaldı.
Ve o gün dünya bir şeyi gördü.
İngiltere artık dünyanın süper gücü değil.
Sonra ne oldu?
Sterline güven çöktü. Müttefikler uzaklaştı. Sömürge devletler bağımsızlık ilan etmeye başladı. Sermaye İngiltere’den kaçtı. 20 yıl içinde İngiltere sıradan bir ülkeye dönüştü.
200 yıllık imparatorluk tek bir kanal yüzünden bitti.
Tek bir kanal değil aslında. Tek bir algı yüzünden bitti.
“Bu ülke artık güçlü değil.”
Bu algı oluştuğu an para kaçar. Müttefikler döner. Sistem çöker.
Ray Dalio diyor ki: Şimdi aynı şey ABD İran Savaşı’nda ABD’nin başına gelebilir.
ABD İran Savaşı’nda Hürmüz boğazı neden bu kadar kritik?
Dünya petrol arzının yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor.

Suudi Arabistan’ın petrolü buradan çıkıyor. BAE’nin petrolü buradan çıkıyor. Kuveyt’in petrolü buradan çıkıyor. Irak’ın petrolü buradan çıkıyor.
ABD İran Savaşı ile boğaz kapalı kalmaya devam ederse ne olur?
Petrol fiyatları yükselir. Dünya ekonomisi durur. Körfez ülkeleri ihracat yapamaz. Avrupa enerji krizi yaşar. Asya’nın fabrikaları durur.
Bir otoyolun tek tüneli var. Tüm kamyonlar bu tünelden geçiyor. Gıda, yakıt, hammadde. Her şey bu tünelden.
Birisi tünelin girişine oturdu. “Ben izin vermeden kimse geçemez” diyor.

İşte İran şu an bunu yapıyor.
Ve Dalio diyor ki: ABD bu tüneli açamazsa her şey değişir.
Dalio’nun tarihsel formülü
Dalio 500 yıllık tarihi incelemiş. Her büyük imparatorlukların yükseliş ve çöküşünü araştırmış. Ve bir kalıp bulmuş.
Kalıp şu: Her zaman aynı şekilde bitiyor.
Bir süper güç var. Dünyanın parasını kontrol ediyor. Deniz yollarını kontrol ediyor. Herkes ona güveniyor.
Sonra daha küçük bir güç kritik bir ticaret yolunda meydan okuyor.
Süper güç tehdit ediyor. “Aç yoksa gelirim” diyor.
Ve tüm dünya izliyor.
Eğer süper güç o yolu açarsa güç teyit edilir. Herkes güvenmeye devam eder. Para akmaya devam eder. Sistem sürer.
Eğer süper güç o yolu açamazsa her şey tersine döner.
Güven çöker. Müttefikler kaçar. Para kaçar. Borç krizi başlar. İmparatorluk biter.
Portekiz böyle bitti. Hollanda böyle bitti. İngiltere böyle bitti.
Dalio’nun sözleriyle: “Süper güçler aşırı borçluyken askeri ve finansal kontrolünü kaybettiğini gösterdiğinde müttefiklerin ve alacaklıların güvenini kaybetmesini, rezerv para birimi statüsünü kaybetmesini, para biriminin özellikle altına karşı zayıflamasını izleyin”
ABD’nin durumu:
Borç: 38 trilyon dolar.
Faiz ödemesi: Yılda 1 trilyon dolardan fazla. Toplanan her 4 dolar vergiden 1’i faize gidiyor.
Vietnam’da kaybetti. Afganistan’dan çekildi. Irak’ta 20 yıl harcadı, kaos bıraktı. Dünya artık ABD’nin güçlü olmadığını düşünüyor.
Ve şimdi İran ile savaşıyor.
Trump ne dedi?
“Mayınlar koyarlarsa ve hemen kaldırılmazsa askeri sonuçları daha önce görülmemiş seviyede olacak.”
Dalio ne diyor?
“Diğer ülkelerdeki üst düzey politikacıların özel sohbetlerde şunu söylediğini sık sık duyuyorum: ‘Trump iyi konuşuyor ama işler zorlaşınca savaşıp kazanabilir mi?”
İşte kritik nokta
Dalio’nun en önemli tespiti şu:
Savaşta acıya dayanma kapasiten acı verme kapasitenden daha önemlidir.
İranlılar ne yapıyor?
Savaşı uzatmaya çalışıyor. Yavaş yavaş yoğunlaştırıyor. Çünkü herkes biliyor ki ABD halkının ve liderlerinin acıya ve uzayan savaşlara dayanma kapasitesi çok sınırlı.
İran’ın planı basit: Savaşı yeterince acılı ve yeterince uzun yap. ABD savaşı bırakacak.
Vietnam’da olan bu. Afganistan’da olan bu.
İranlılar için bu savaş varoluşsal. İntikam meselesi. Onur meselesi. Hayattan daha önemli bir şey için savaşıyorlar.
ABD’liler ne için endişeleniyor? Benzin fiyatları. Ara seçimler.
Bu asimetri Dalio’yu korkutuyor.
Anlaşma mümkün mü?
Dalio’nun cevabı net: Hayır.
“Herkes biliyor ki hiçbir anlaşma bu savaşı çözmeyecek.”
Ne olursa olsun, ister Hürmüz İran’ın elinde kalsın ister kontrolü alınsın, önümüzdeki dönem çatışmanın en kötü aşaması olacak.
ABD İran Savaşı’nda İran’ın sözleri: “Bölgedeki ABD’ye ait olan veya ABD ile işbirliği yapan tüm petrol, ekonomik ve enerji tesisleri derhal yok edilecek ve küle dönüştürülecek.”
Bu son savaş yaklaşıyor.
Ve Dalio diyor ki bu savaşın sonucu tarihi yeniden şekillendirecek. Bu savaşın etkileri sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacak.
Ticaret akışları değişecek. Sermaye akışları değişecek. Çin, Rusya, Kuzey Kore, Avrupa, Hindistan, Japonya. Hepsi etkilenecek.
Eğer ABD İran Savaşı’nı ABD kazanırsa:
Dolara güven artar. Tahvillere talep artar. Müttefikler yakınlaşır. Trump’ın gücü teyit edilir. Amerikan hegemonyası devam eder.
Eğer ABD İran Savaşı’nı ABD kaybederse:
Dolar çöker. Tahviller satılır. Altın fırlar. Müttefikler uzaklaşır. BRICS güçlenir. Çin’in yükselişi hızlanır.
Dalio’nun 500 yıllık tarihten çıkardığı ders:
Para ve güç her zaman kazanana akar. Kaybedenden kaçar.






