
ABD İran Savaşı! ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle derinleşen kriz, yalnızca bölgeyi değil küresel enerji dengelerini de sarsıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat aksaklıkları, sıvılaştırılmış doğal gaz piyasasında tarihin en sert arz şoklarından birine neden oldu. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretimin durma noktasına gelmesiyle birlikte, piyasaya ulaşamayan LNG miktarı her geçen gün artarken, gözler tedarik ve fiyat baskısının nereye varacağına çevrildi.
Her hafta 1,5 milyon ton LNG piyasaya ulaşamıyor
Krizin başladığı günden bu yana küresel LNG piyasasında ciddi bir arz kaybı yaşanıyor. Araştırma verilerine göre, her hafta yaklaşık 1,5 milyon ton LNG uluslararası pazarlara ulaşamıyor. Bu durum, enerji ticaretinde zincirleme etki oluştururken, toplam kaybın kısa sürede milyonlarca tona ulaştığı hesaplanıyor.
Savaşın ilk günlerinde İran’ın saldırıları sonrası Katar’daki Ras Laffan ve BAE’deki Das Island tesislerinde üretim durdu. Katar Enerji şirketi, yaşanan gelişmelerin ardından “mücbir sebep” ilan ederek üretime ara verdi.
ABD İran Savaşı! Küresel arzın yüzde 20’si risk altında
Katar’ın tek başına küresel LNG üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini karşıladığı düşünüldüğünde, üretimde yaşanan kesinti piyasada ciddi bir boşluk oluşturuyor. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların durma noktasına gelmesi, bu etkinin daha da büyümesine neden oluyor.
Uzmanlara göre, çatışmaların sona ermesi halinde bile üretimin eski seviyesine dönmesi haftalar alabilir. Bu da kısa vadede arz sıkıntısının devam edeceği anlamına geliyor.
Fiyatlar hızla yükseldi
Arzın daralmasıyla birlikte doğal gaz fiyatlarında sert yükseliş yaşandı. Avrupa piyasasında referans kabul edilen TTF’de işlem gören kontratlar savaş öncesine kıyasla ciddi oranda arttı.
Şubat sonunda 31 avro seviyesinde olan kontratlar, kısa sürede 56 avroya kadar yükseldi. Güncel seviyelerin ise hala yüksek seyrettiği görülüyor. Bu tablo, enerji maliyetlerinin küresel ölçekte baskı altında kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.
Asya talebi kısmaya hazırlanıyor
Enerji piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, ülkelerin farklı stratejiler geliştirdiği görülüyor. Japonya ve Güney Kore’nin kayıpları spot LNG alımlarıyla telafi etmeye yönelmesi bekleniyor.
Çin ve Hindistan ise talebi azaltma yoluna gidebilir. Bu durum enerji piyasasında “talep yıkımı” olarak adlandırılıyor. Daha önce 2022 krizinde de benzer adımlar atan bu ülkelerin, tüketimi düşürerek piyasadaki baskıyı dengelemeye çalışacağı ifade ediliyor.
Avrupa için kritik eşik: Depolar
Avrupa’nın Katar’dan aldığı LNG miktarının sınırlı olması, bölgeyi görece daha avantajlı konuma getiriyor. Ancak en büyük risk, düşük seviyedeki gaz depoları olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, Avrupa’nın önümüzdeki dönemde LNG alımlarını artırarak depolarını doldurmaya başlayacağını öngörüyor. Bu süreçte Avrupa’nın yüksek fiyat teklifleriyle piyasada öncelik kazanabileceği belirtiliyor.
Yeni kriz, 2022’yi geride bırakabilir
Enerji uzmanları, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin etkilerinin 2022’deki doğal gaz krizinden daha geniş olabileceğine dikkat çekiyor. LNG üreticisi ülkelerin artan rolü, bu süreçte küresel dengeleri yeniden şekillendiriyor.
Krizin uzaması halinde hem tedarik zincirlerinde hem de fiyat mekanizmalarında baskının daha da artması bekleniyor.






