ABD’den Avrupa’ya sert mesaj: Sansür baskısı yapan 5 Avrupalıya vize yasağı
ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan teknoloji şirketlerini sansüre zorladıkları gerekçesiyle beş Avrupalı ismin ülkeye girişinin yasaklandığını açıkladı. Karar, Washington ile Avrupa arasındaki dijital ifade özgürlüğü gerilimini yeniden gündeme taşıdı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan teknoloji şirketleri üzerinde baskı kurarak ABD merkezli görüşlerin sansürlenmesine öncülük ettikleri gerekçesiyle beş Avrupalı hakkında vize yasağı kararı aldı. Açıklama, ABD ile Avrupa Birliği arasında çevrim içi ifade özgürlüğü ve dijital düzenlemeler konusundaki gerilimi daha da tırmandırdı.
“Amerikan görüşlerini susturmaya çalıştılar”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, söz konusu kişileri “radikal aktivistler” ve “silah haline getirilmiş sivil toplum yapıları” olarak tanımladı. Rubio, Mayıs ayında duyurulan yeni vize politikasına atıfta bulunarak, ABD’de koruma altındaki ifade özgürlüğünü sansürlemeye yönelik girişimlerden sorumlu tutulan yabancıların ülkeye alınmayacağını vurguladı.
Rubio, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Avrupa’daki ideologlar uzun süredir Amerikan platformlarını, karşı oldukları Amerikan görüşlerini cezalandırmaya zorlamaya çalışıyor. Trump yönetimi, sınır ötesi sansür girişimlerine artık müsamaha göstermeyecek” ifadelerini kullandı.
ABD hangi isimlere vize yasağı verdi?
ABD Dışişleri Bakanlığı Kamu Diplomasisinden Sorumlu Müsteşarı Sarah Rogers, sosyal medya paylaşımlarıyla vize yasağı getirilen beş ismi kamuoyuna duyurdu. Listede dijital nefret ve dezenformasyonla mücadele eden kuruluşların yöneticileri ile eski bir Avrupa Birliği komiseri yer aldı.
Yasak kapsamındaki isimler şöyle açıklandı:
Imran Ahmed (Centre for Countering Digital Hate CEO’su)
Josephine Ballon ve Anna-Lena von Hodenberg (Almanya merkezli HateAid yöneticileri)
Clare Melford (Global Disinformation Index yöneticisi)
Eski AB Komiseri Thierry Breton
Breton ve dijital hizmetler yasası tartışması
Rogers, özellikle Thierry Breton’u, Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) “beyni” olarak nitelendirdi. Söz konusu yasa, çevrim içi platformlara zararlı veya yasa dışı içeriklerin işaretlenmesi ve sınırlandırılması konusunda katı yükümlülükler getiriyor.
Breton’un, Ağustos 2024’te ABD Başkanı Donald Trump’ın adaylık sürecinde Elon Musk’ın platformunda yayımlanan canlı yayının “zararlı içeriği büyütebileceği” yönündeki uyarıları da Washington’da tepkiyle karşılanmıştı.
Avrupa’dan karşı açıklama
Thierry Breton, vize yasağı kararının ardından X üzerinden yaptığı paylaşımda, Dijital Hizmetler Yasası’nın 2022 yılında AB’ye üye 27 ülkenin tamamının onayıyla kabul edildiğini hatırlattı. Breton, “Amerikalı dostlarımıza not: Sansür sandığınız yerde değil” ifadelerini kullandı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot da kararı kınadı. Barrot, Dijital Hizmetler Yasası’nın “çevrim dışı ortamda yasa dışı olanın çevrim içinde de yasa dışı olmasını sağlamak” amacıyla çıkarıldığını belirterek, düzenlemenin ABD’ye yönelik herhangi bir sınır ötesi etkisi bulunmadığını savundu.
Vize muafiyeti olanlar da etkilenebilir
Avrupa ülkelerinin büyük bölümü ABD’nin Vize Muafiyet Programı kapsamında yer alsa da, ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülen elektronik başvuru sistemi nedeniyle bazı kişilerin sisteme işaretlenmiş olabileceği ifade edildi. ABD’li bir yetkili, bu nedenle söz konusu beş isimden bazılarının fiilen ülkeye girişinin engellenmiş olabileceğini belirtti.
Trump yönetiminden yeni kısıtlamalar
Vize yasakları, Trump yönetiminin çevrim içi ifade üzerindeki yabancı etkileri sınırlandırmaya yönelik daha geniş politikasının parçası olarak değerlendiriliyor. Bu yıl içinde Afrika ve Orta Doğu’dan bazı ülkelere yönelik giriş yasakları ile Filistin Yönetimi’ne dönük kısıtlamalar da açıklanmıştı. Bazı ülkelerden gelen ziyaretçiler için ise vize başvurularında mali teminat şartı gündeme gelmişti.






