Politika

Erkan Baş Teke Tek Yayınında: Hodri Meydan!

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş Teke Tek yayınında önemli açıklamalar yaptı.

Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programına katılan Erkan Baş Teke Tek yayınında iktidara hodri meydan diyerek 15 Mayıs günü Türkiye’de uçuşların iptal edilmesini önerdi.

Erkan Baş Teke Tek programında şunları söyledi:

2 buçuk 3 yıl önce bir basın toplantısı düzenlediğimizde hedefimizin yüzde 3 ve parlamentoda grup kurmak olduğunu söylemiştik. O gün baya gülümseyerek karşılandığını hatırlıyorum. O günkü anketlerde oy oranımız 0.2 falandı. Fakat şunu görüyorduk: Türkiye iki kutba sıkışmış siyasetin dışında yeni bir şey arıyor. Türkiye özellikle genç seçmenin çok etkin olduğu bir ülke ve arayış var. Cumhur ittifakından kurtulmak istiyor ama Millet ittifakına baktığı zaman da aradığı umudu, heyecanı, yenilenmeyi göremiyordu. Sanıyorum TİP esas olarak yeni bir fikri ortaya koyarak ve bunu dümdüz, olması gerektiği gibi ifade ettikçe ilgi arttı.

Elbette geçmişte CHP’ye oy verenler arasında bugün TİP’e oy verenler var ama daha önemli başka bir şey var. TİP, milliyetçi muhafazakar mahalle olarak bilinen ve asla solun seslenemeyeceğini düşündüğünüz çok geniş kesimlerden de desteğini alacak gibi görünüyor. Bu beni daha çok heyecanlandırıyor.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, bu ucubenin ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu temel görev. 5 yıldır yaşadıklarımız yetmedi mi? Daha ne anlatayım? 5 yıl sonraki tablo ortada. Bugün Türkiye 5 yıl öncesinden daha iyi diyen ya Türkiye’de neler olup bittiğinden habersizdir ya hiç Türkiye ile ilgilenmiyordur.

Son 5 yılda yaşadığımız şey, aslında kanalizasyon patladı. Ortalık pis, çok kötü durumdayız. Yapılması gereken şey hemen temizlememiz lazım ortalığı. Ama başka bir problem var. Eğer düzeni değiştirmezsek ileride aynı problemlerle karşı karşıya kalırız. Özellikle genç insanlar bunu görüyorlar. Anneleri babaları AKP’ye MHP’ye oy vermiş gençler onlar da görüyor Türkiye’nin ne halde olduğunu. Ve çare arıyorlar. O çare arayışında da geleneksel kodları nedeniyle Millet ittifakına yönelemiyorlar bir türlü. Fakat yeni bir ses olarak ortaya çıkan TİP’te bir farklılık hissediyorlar.

Erkan Baş Teke Tek’te: Bizim esas derdimiz Cumhur İttifakı’nı yenilgiye uğratmak.

Sevgili Sera (Kadıgil) bize katıldığında bazı CHP’li arkadaşlar surat yapmaya başladılar bize. Bir gün birisine sordum hayırdır ya ne oldu. Biz sizinle o kadar dayanışma içindeyiz, yakıştı mı size bizden neden milletvekili transfer ettiniz dedi. Ben de ‘20 yıldır sosyalistlerin size verdiği oylara sayın’ dedim. Memlekette baraj olduğu için sosyalistler yıllardır CHP’den daha sol olmalarına rağmen o seçim sistemi nedeniyle sosyalistlere oy veremiyorlardı. Şimdi böyle bir olanak var.

Bütün yurttaşların bunu bilmesi gerekiyor. Biz bu seçimde iki oy kullanacağız. Bir cumhurbaşkanlığında, bir de partilere milletvekilliği için. AKP sadece kendisinin kafasının çalıştığını düşündüğü için ittifaklarda barajı kaldırdı. Siz bir ittifakın parçası olduğunda ittifak toplamda barajı geçtiğinde tek tek partilerin hepsi barajı geçmiş sayılıyor. Diyelim ki TİP İstanbul 2. bölgede 100 bin oy aldığında Türkiye çapında aldığı oy ne olursa olsun Emek ve Özgürlük İttifakı’nın parçası olduğu için barajı geçmiş sayılacak ve milletvekili çıkaracak. Ben TİP’in beklenenin çok üzerinde oy alacağını düşünüyorum.

Biz hiç yalan söylemedik. Sizin programa katılıp ben bu seçimde iktidar olamayacağım diyen olmamıştır muhtemelen. Her gelen demiştir ki barajı geçtik şöyle oluyor böyle oluyor. Biz şunu söylüyoruz. Her rejimde iktidar vardır. Ama demokrasi şöyle ayrışır. Muhalefetin de güçlü olduğu rejimdir. Bizim iddiamız şu. 4 kişinin yaptığı muhalefeti gördü Türkiye halkı. Diyoruz ki bunu 14’e, 24’e, 34’e çıkarmamız bile bizim ana muhalefet olmamız için yeterli. Türkiye’nin güçlü olarak bir ana muhalefete ihtiyacı var.

AK Parti güçlü bir muhalefet olamaz mı?

AK Parti düştükten sonra paramparça olur. Orada bir iktidar nimetleri ortaklığı var. Ne kadar sürer bilmiyorum ama belli bir süre içinde yok olacağını düşünüyorum.

Muharrem İnce’nin aday olarak var olması seçimi nasıl etkileyecek?

TİP, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin ortak bir adayda birleşmesi gerektiğini ilk söyleyen parti. Biz haftalarca yurttaşlarla toplantılar yaptık ve bir şey gördük. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun yüzde 99 sorumluluğu iktidarda olabilir ama iddiamız ne Türkiye’yi 20 yıldır dünyanın en kötü iktidarlarından biri yönetiyor. Böyle bir iktidar 20 yıldır yönetiyorsa bizim dönüp bir kendimize bakmamız lazım. Çok kritik hatalar yaptık biz. 2018’de şöyle düşünüldü, ilk turda çok aday çıksın, muhalefet ne kadar aday çıkarırsa iş ikinci tura kalır. İkinci turda da en çok oy alan muhalefet adayı kimse biz ona oy veririz. Bu baktığınızda kendimi de katarak söylüyorum hepimize mantıklı göründü. Muhalefetteki adayların ilk hedefi ne ikinci tura kalmak. Nasıl kalırsınız ikinci tura? Muhalefetteki diğer adaylardan daha fazla oy alarak. Dolayısıyla sahaya indiğimizde şu gerçekle karşılaştık. Muhalefet adayları birbirleriyle rekabet ettiler, Tayyip Erdoğan ilk turda aldı.

Şimdi şöyle diyoruz. İkinci turda oy vereceğimiz adaya ilk turda verip bitirmek neden mümkün olmasın? Yeter ki o aday buna açık olsun.

Benim için geçen seçim Muharrem İnce defteri kapanmıştır. Siyasette çok kritik anlar vardır. Siz bütün seçim çalışmanızı o akşam benden talimat bekleyin, gerekirse şunu yapacağım diye sürdürürseniz ve seçim akşamı kaybolursanız bir daha insanlar size güvenmezler.

Ben sokakta Muharrem İnce’ye destek görmüyorum.

Tayyip Erdoğan, karşısında kurulan ittifakları bölmekte mahir bir siyasetçi. 2018’den bu yana kimyasını bozan şey bu oldu. Halkta oluşan ittifakı bölemedi. Partiler düzleminde bunlara ilişkin çeşitli hamleler yapıyor ama halkın içinde oluşmuş çok ciddi şey var. Mesela son Millet İttifakı’ndaki krizi halk çözdü. Orada bir birlik var.

Hala Türkiye’de geçmiş siyasetin kodları orada belirleyici. Kuşkusuz bugün yan yana gelmeleri kıymetsiz bir şey değil. Ama bir genç, mesela bir Kürt, bir Alevi, bir emekçi oraya baktıklarında kendilerini görmüyor. Orada da siyaset daha çok Ankara kulislerine sıkışmış durumda. Altılı masa denmesi bile bana sembolik geliyor. Siyaset bir masa başına hapsedilmiş durumda. Bizim savunduğumuz şey siyasetin halklaşması. Yurttaşa sadece seçmen gözüyle bakıyorlar.

Bu hafta sonu parti meclisi toplantımızı Hatay’da yaptık. Bütün partiler şunu yapıyor aday başvuruları başlamıştır adaylık için şu kadar para. Biz dedik ki ne parası, deprem var. bizden aday olmak isteyenlerden şunu istedik bir gıda kolisi, bir hijyen kolisi hazırlayın, deprem bölgesine gönderin, biz başka bir şey istemiyoruz.

Biz milletvekili aday listelerimizi genel merkezde hazırlamayacağız. Bütün il örgütlerimiz yetkilidir. Aday adaylarından hangileri kendi yaşadıkları ilde ilçede bir örgütlü mücadelenin parçası olmuş. Mesela bir kadın derneğinin üyesi mi, kooperatif örgütlemiş mi, sendikalı mı, bölgesinde ekolojik yıkıma karşı kavga vermiş mi, haksızlıklara karşı durmuş mu? Eğer öyleyse hiç tartışmadan onu aday yapın.

4 milletvekiliyiz. Gidin bizi milletvekili olmadan önce tanıyan insanlara sorun. Bir kişi desin ki bu arkadaşımızın milletvekili olduktan sonra davranışları değişti.

Milletvekili olduktan sonra VIP kullanma olanağı verildi bize. Zaman sıkışması var diye bir iki kez kullandım. Ne fark etti biliyor musunuz? Diyelim ki İstanbul’dan Adana’ya gideceğim, en az bir saat önce havalimanında oluyorum, işlemler bittikten sonra bir saat vaktim var. vatandaşla sohbet ediyoruz. Milletvekili olduktan sonra VIP bizi halktan koparabilirdi. Barış (Atay) ile bir gün beraberdik. Biz bu zokayı yutmayalım arkadaşım dedim.

Meral Akşener’in açıklamalarını izlerken neler düşündünüz?

Bir kriz olduğunu hissediyorduk ama bu kadar sert çıkışla, neredeyse dağılma noktasına geleceğini açıkçası beklemiyordum. Çünkü açıkçası herkesin sorumlu davranacağını bekliyordum. İlk anda şaşırdım. Bir süre sonra ilk tepkileri görünce eğer vazgeçmezlerse çok ağır bir yenilgi yaşayacaklarını hissettim ve geri dönmelerini beklemeye başladım. Beklediğim gibi de oldu, kötü olduğunu düşünmüyorum. Halk devreye girdi, beni heyecanlandıran o. biz o enerjiyi canlı tutmak zorundayız. Bence sonrasında blok daha güçlü hale geldi. Şu an sokaktaki atmosfer çok güçlü.

Bu iktidarın sonu geldi

Hatay havalimanında çeşitli kamu emekçisi, memur, devlet görevlisi. Eskiden çekinirlerdi şimdi daha rahatlar. O baskıcı, otoriter atmosfer değişmiş. Yani inanamazsınız. Gelip böyle kulağımıza fısıldadıkları, çay içerken yanaşıp söyledikleri falan bu iktidarın sonunun geldiğini gösteriyor bana.

Altılı Masadaki Eski AK Partililer, muhafazakarlar sizi rahatsız ediyor mu?

Biz destek verebiliriz dedik, bunun altını çiziyorum. Henüz karara dönüşmüş değil. Emek ve Özgürlük İttifakındaki ortaklarımızla da bunu konuşmamız gerekiyor. Başından bu yana tek aday demişiz. Şimdi Millet İttifakı’nda tek aday olması olumlu bir şey. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini tüm muhalefetin adayı olup olmadığını göstermesi gerek. Beklentim bizimle de gelsin müzakere etsin değil. Ama şu olamaz. Sendikalarla, emek örgütleriyle vs. görüşmeden ben hepinizin adayıyım demek yakışık almaz. Toplum güven duymak istiyor.

AKP devleti mahvetti, içi boşaltıldı, devlet parti devletine döndü. Benim gördüğüm, 6’lı masa devleti rayına oturtma masası. AKP bir de toplumu mahvetti. Biz eğer Millet İttifakı iktidar olduğunda muhalefet nasıl yapılır göstermek için varız. Orada yurttaşın sigortası olacak topluluğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nı bunun için kurduk.

20 yılda milyar dolarlarca yolsuzluk yapıldı. Kemal bey diyor ki bunu geri alacağız. Tabi ki alsın. Ama aldığınızı nereye harcayacaksınız. Bunu yeni sermaye grupları yaratmak için mi yoksa eğitimi, sağlığı parasız hale getirmek için mi, deprem için mi harcayacaksınız.

Neoliberal politikaların, özelleştirmelerin sorgulanması lazım. Şimdi bunun sorumlularından biri sayın Ali Babacan. Ekonomideki yıkımın temelleri sizin iktidara gelmenizle başladı diyecek bir güce ihtiyaç var. TİP Türkiye’nin kırmızı çizgisi olacak.

Erkan Baş: “Halkın gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar”

Biz eğitimin alınıp satılan bir şey olmasına karşıyız. Aynı zeka seviyesine sahip, yetenekli iki çocuktan birinin sırf anne babasının parası var diye en iyi okullarda okuyacak, diğeri AKP tarafından imam hatipe mahkum edilecek. Bu sistemin değişmesi lazım.

Sağlığın parayla alınıp satılabilir bir şey olmasını bitireceğiz. Depremde enkazdan çıkarılan bir teyze aman beni özel hastaneye götürmeyin diyor. Böyle bir ülke olabilir mi?

Ne oldu da 80 yıllık bir cumhuriyet geldi geldi AKP gibi bir iktidara teslim oldu. Bunun nedeni neydi? Bizim de bir yanıtımız var. 80 yıl boyunca siz solu yok etme temelli bir siyaset izlediniz. 1920’lerde, 30’larda hep sol düşmanlığı vardır. Sol düşmanlığı beraberinde komünizmle mücadele derneklerinden FETÖ çıktı, komando kamplarından MHP çıktı. Ülkede gerici, ırkçı fikirler devlet tarafından desteklendi ve sol ezildi sürekli. Solun ezildiği ülkede cumhuriyet soluksuz kaldı. Halk kendisini siyasette temsil edemedi.

Erkan Baş Habertürk'teki Teke Tek Programına Katıldı
Erkan Baş Habertürk’teki Teke Tek Programına Katıldı

60’lı yıllarda sol topu topu 3 yıl 5 yıl etkili bir güç haline gelmiştir memlekette. Bunu ezmek, yok etmek için 40 yıl uğraştılar. İşçiler bugün bazı haklar kazandıysa 60’lı yıllardaki o mücadeleyle kazandılar. Tansu Çiller dedi ki son komünist devleti bitirdik. Aslında söylediği şey şuydu. İşçilerin görece haklarına sahip son devleti ortadan kaldırıyoruz.

Türkiye sağa yatmış bir ülke. Sürekli kötüye gidiyor. Bütün siyaset de sağa yatıyor. Ortanın solu da sağa gidiyor. Yapmamız gereken şey en solu güçlendirmek. En solu güçlendirebilirsek toplumun en altında kalan işçiler yoksullar emekçiler ayağa kalkarlar.

Sol 70’lerde mahallelerde güçsüz değildi. 12 Eylül’den sonra bizi zindanlara atıp sürgünlere yollayıp yok edip tarikatların, cemaatlerin, ırkçı örgütlenmelerin doğrudan devlet eliyle önü açıldığı için o mahalleler gericilere teslim edildi.

Türkiye’de 13 milyarderin serveti 44 milyon kişinin servetinden fazla. Elinizi vicdanınıza koyun. Bir yanda 13 insan, bir yanda 44 milyon insan. Azgın azınlık diyorum ben onlara yedikçe doymuyorlar. Ömrünün sonuna kadar para yese bitiremeyeceği kadar parası var ama insanlar yoksulluktan sefaletten çekiyorlar.

Yapılması gereken en alttaki yoksulları en yukarı çıkarabilmek. 65 milyon insan hane başı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Geriye kalan 15 milyon insan var ya onlara diyorlar ki halinize şükredin.

Türkiye’nin yüzde 30-35’i hala iktidar çevresinde duruyor güç orada olduğu için. 40-45’i Millet İttifakı iktidara gelecek onun etrafında duralım diye bakıyor. Bir de yüzde 15-20’lik iktidardan bir an önce kurtulmak isteyen ama bununla yetinmeyecek olan daha fazlasını isteyen. Sadece yaşamak istemiyorum, insan gibi yaşamak istiyorum diyen.

Samimiyetle ifade ediyorum. Sokakta siyasete göre sorunlar çözülmüş durumda. Sokakta Türklerle Kürtler arasında daha fazla birlikte yaşama isteği, kardeşleşme var. Alevi sünni meselesinde aynı şeyi görüyorum. Toplumsal cinsiyet sorunlarında Türkiye çok gelişti artık eskisi gibi değil. Ama siyasetçiler korkak davranıyor. Ben Kemal beyin bu cesareti göstermesini bekliyorum.

Tayyip Erdoğan hayatının en ağır yenilgisini yaşayacak.

Tahmin edemeyeceği büyük bir yenilgi yaşayacak. Çünkü hala bir korku nedeniyle kendisini ifade edemeyen insanlar da mührü eline aldıklarında gereken yanıtı verecekler diye düşünüyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu ile ne konuştunuz?

Deprem döneminde biz birçok yerde dayanışma örgütledik. Bu sırada çeşitli engellemelerle karşılaştık. Bizim İstanbul’daki il merkezimiz bir deprem dayanışma merkezine döndü. Hiçbir odamız boş değil. Buraya polis saldırdı. Gerekçe ne? Kızılay’ı protesto ediyormuş arkadaşlarımız. Protesto etmeyip ne yapacağım? İnsanlar çadır bekliyor. Ben Maraş’tayım eksi 22 derece. Çadır arıyoruz adam orada çadır satmış. Kemal bey sağolsun hemen o akşam telefon etmişti. Sonra da esas olarak biz bunları görüştük. Tam o kriz anına denk geldi. Memleketin gidişatı hakkında da temel fikirlerimizi paylaştık. Kemal beyin bu davranışı bizi mutlu etti.

İlk hedefimiz nedir? AKP-MHP mecliste 240 sandalyenin altına inmeli ki biz anayasayı değiştirecek bir çoğunluk elde edelim. Bunu altılı masa tek başına yapabilir mi? Görünen o ki yapamıyor. Emek ve Özgürlük İttifakı parlamentoya güçlü bir şekilde girebilirse cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi değişecek.

HDP’nin bu ülkede çirkin ördek yavrusu haline getirilmesine izin vermeyeceğiz. Bu ülkede Kürt sorunu var. Ve bunun çözülmesi için tırnak içinde söylüyorum Türklerin de devreye girmesi lazım. Artık bu meseleyi çözmemiz lazım. HDP’yi yok sayma temelli bir siyaset anlayışı yenilmeye mahkumdur orta ve uzun vadede.

Ben HDP’nin Türkiye açısından bir şans olduğunu düşünüyorum. Demirtaş’ın mektubu önemliydi. 6 buçuk milyon insanın oyunu almışlar, yok mu olsunlar? Bu ülkede eşit yurttaşlık anlayışını hakim kılmamız lazım.

İktidar öyle bir baskı ortamı oluşturdu ki ve gittikçe bunu artırıyor. Yurttaş şunu bilsin. İktidar güçlü olduğu için değil zayıf olduğu için baskıyı artırıyor. Etrafının çözülmesini engellemeye, güç bende havası vermeye uğraşıyor. Adım kadar eminim iktidar şu an azınlıktır. 2019’dan bu yana Türkiye’de azınlık iktidarı var.

Muhalefet çok büyük bir hata yapmazsa ki artık deneyimlendiğimizi düşünüyorum. Bu mesele çok açık bir farkla bitecek. Seçime doğru o yenilgiyi gören yurttaşlar da zaferin bir parçası, Türkiye’nin yeniden kuruluşunun bir parçası olmak isteyecekler.

Sizin programınızda meydan okuyorum kayıtlara geçsin. Ben diyorum ki kardeşim 20 yıldır ölesiye dövüştüğüm bir iktidar var. Ve ben bir gün bile yurt dışına çıkmayı düşünmedim. Hodri meydan! Kerem Kınık. Kızılay Genel Başkanı. 15 Mayıs sabahı kaçma kardeşim. Uyanıklar kaçacaklar. Madem güveniyorsunuz kendinize 15 Mayıs günü Türkiye’de uçuşları iptal edelim. Benim bu ülkede kalacağımdan kimsenin tereddütü yok değil mi.

Fatih Altaylı

Ünlü Türk gazeteci, köşe yazarı, televizyon sunucusu ve medya yöneticisi olan Fatih Altaylı 'nın yazıları ve Fatih Altaylı Yorumlarının sayfalarımızdan takip edebilirisiniz...

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu