AmerikaDünyaEn Son HaberlerEpstein DosyalarıPolitikaVideo

Jeffrey Epstein skandalında milyonlarca belge

ABD'de cinsel saldırı suçundan hüküm giyen Jeffrey Epstein ile ilgili yayınlanan belgelerde Donald Trump'tan Elon Musk'a kadar birçok isim yer alıyor

Jeffrey Epstein belgelerinde korkunç gerçekler

ABD Adalet Bakanlığı, cinsel saldırı suçlarından hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile ilgili milyonlarca yeni belge yayımladı.

BBC Türkçe, Epstein olayıyla ilgili ayrıntılı bir dosya yaptı:

ABD’de geçen yıl çıkarılan yasa, Epstein soruşturması ile ilgili tüm belgelerin 19 Aralık 2025’e kadar yayımlanmasını zorunlu kılmıştı.

Cuma günü üç milyon sayfa, 180.000 fotoğraf ve 2.000 video, altı hafta gecikmeli olarak kamuya açılmış oldu.

Başsavcı Yardımcısı Todd Blanche, “Bugünkü açıklama, Amerikan halkına karşı şeffaflığı ve uyumluluğu sağlamak için çok kapsamlı bir belge tanımlama ve inceleme sürecinin sonuna işaret ediyor” dedi.
Belgeler arasında Jeffrey Epstein’in hapishanede geçirdiği süre, burada aldığı psikolojik bir rapor ve hapisteyken ölümü ile ilgili ayrıntıları içeriyor.

Ayrıca Epstein‘in reşit olmayan kızları pazarlamasına yardım etmekten suçlu bulunan suç ortağı ve eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell hakkındaki soruşturma kayıtları da yer alıyor.

Belgeler Epstein ile yüksek profilli kişiler arasındaki e-postaları da içeriyor.

E-postaların ve belgelerin birçoğu on yıldan daha eskiye dayanıyor ve Epstein’in yasal sıkıntılar yaşadığı dönemdeki ilişkilerini sergiliyor.

Jeffrey Epstein 2008 yılında Florida’da savcılarla tartışmalı bir savunma anlaşmasına vardıktan sonra 14 yaşındaki bir kızdan seks talep etmekten hüküm giymişti.

Ağustos 2019’da, geniş çaplı bir seks kaçakçılığı davasındaki suçlamalar nedeniyle hapisteyken öldü.

Donald Trump’ın dosyada adı yüzlerce kez geçiyor

Yeni yayımlanan dosyalarda ABD Başkanı Donald Trump’ın adı da yüzlerce kez geçiyor.

Trump’ın Epstein ile bir arkadaşlığı vardı ancak yıllar önce bozulduğunu söylüyor ve cinsel suçları hakkında herhangi bir bilgisi olduğunu reddediyor.

Yeni belgeler arasında FBI’ın geçen yıl ulusal Tehdit Operasyon Merkezi ihbar hattını arayanlar tarafından Trump aleyhinde ortaya atılan iddiaların derlendiği bir liste de yer alıyor.

Bunların birçoğunun FBI’a ulaşan doğrulanmamış ihbarlara dayandığı ve destekleyici kanıtlar olmaksızın ortaya atıldığı görülüyor.

Listede Trump, Jeffrey Epstein ve diğer yüksek profilli kişiler hakkında ortaya atılan çok sayıda cinsel istismar iddiası yer alıyor.

Trump, Jeffrey Epstein ile ilgili olarak herhangi bir yanlış yaptığını sürekli olarak reddetti ve Jeffrey Epstein’ın kurbanları tarafından herhangi bir suçla itham edilmedi.

Son iddialar sorulduğunda, hem Beyaz Saray hem de Adalet Bakanlığı yeni dosyalara eşlik eden bir haber bültenindeki bir satıra işaret etti.

ABD Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Belgelerden bazıları Başkan Trump aleyhinde 2020 seçimlerinden hemen önce FBI’a sunulan gerçek dışı ve sansasyonel iddialar içeriyor” denildi.

“Açık olmak gerekirse, iddialar asılsız ve yanlıştır ve eğer bir parça inandırıcılıkları olsaydı, kesinlikle çoktan Başkan Trump’a karşı silah olarak kullanılmış olurlardı” ifadeleri yer alıyor.

Belgeler, Jeffrey Epstein’ın Britanya’nın seçkinleriyle olan yakın ilişkisine ışık tutuyor.

Bu e-postalar arasında Epstein ile Andrew Mountbatten-Windsor olduğu düşünülen “Dük” isimli bir kişi arasında geçen ve Buckingham Sarayı’nda “çok fazla mahremiyetin” olduğu bir akşam yemeğinin konuşulduğu e-postalar da yer alıyor.

Jeffrey Epstein’den gelen bir başka mesajda ise “Dük “ü 26 yaşındaki bir Rus kadınla tanıştırma teklifi yer alıyor.

E-postalar “A” imzasını taşıyor ve altında “HRH Duke of York KG” (Kraliyet ailesinin kullandığı unvan) yazıyor. Bu e-postalar Ağustos 2010’da, Epstein’in reşit olmayan birini taciz etmekten suçlu bulunmasından iki yıl sonra gönderilmiş.

BBC, daha önce York Dükü olarak bilinen Andrew Mountbatten-Windsor ile yanıt vermesi için temasa geçti. Mountbatten-Windsor, Epstein ile geçmişteki dostluğu nedeniyle yıllarca incelemeye maruz kaldı. Yanlış bir şey yaptığını defalarca reddetti.

Son yayımlanan e-postalardan bazılarının Jeffrey Epstein ile Andrew’un eski karısı Sarah Ferguson arasında olduğu anlaşılıyor.

4 Nisan 2009 tarihli bir e-posta “Sevgiler, Sarah, kızıl Kafa!!!” şeklinde imzalanmış.

Ferguson, Palm Beach’te olacağını ve çay içmek istediğini yazıyor. E-posta, Ferguson’un şirketi Mother’s Army için fikir tartışmasıyla devam ediyor. Eski York Düşesi Epstein’den “Sevgili muhteşem ve özel arkadaşım Jeffrey” diye bahsediyor.

Ona “efsane” diye hitap ediyor ve “seninle gurur duyuyorum” diyor.

E-posta gönderildiği sırada finansçı 2008 yılındaki mahkumiyeti nedeniyle hala ev hapsinde tutuluyordu.

Diğer e-postalar Epstein’in İngiliz siyasetçi ve eski diplomat Lord Peter Mandelson’a

2003-2004 yıllarında 25.000 dolarlık üç ayrı ödemeyle toplamda 75.000 dolar gönderdiğini gösteriyor.

Ayrıca 2009 yılında Lord Mandelson’ın partneri Reinaldo Avila da Silva’ya 10.000 dolar gönderdiğini ortaya koyuyor.

Aralık 2024’te Lord Mandelson İngiltere’nin ABD Büyükelçisi olarak atanmış, ancak mahkûmiyet kararının ardından Jeffrey Epstein’a destek mesajları gönderdiği ortaya çıkınca bir yıldan kısa bir süre sonra görevden alınmıştı.

Son belgelerin ardından Lord Mandelson, İngiltere İşçi Partisi’ni “daha da zor durumda bırakmamak için” parti üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.

Mandelson, bu ödemeleri hatırlamadığını da belirterek “20 yıl önceki ödemelere dair yanlış olduğuna inandığım bu iddialara dair elimde bir belge yok, bunları kendim araştırmalıyım” dedi.

Mandelson ayrıca “Bu vesileyle, sesleri çok daha önce duyulması gereken tüm kadınlardan bir kez daha özür dilerim” dedi.

Bir başka e-posta grubunda Lord Mandelson, Epstein’ın mülklerinden birinde kalmayı talep ediyor.

E-postalar, Epstein’in 18 yaşından küçük birinden fuhuş talep ettiği için hapis cezasını çektiği 16 Haziran 2009 tarihine ait. Cezasının büyük bir kısmında Epstein’in gündüzleri ofisinde çalışmasına izin veriliyor ve her gece hapishaneye dönüyordu.

Lord Mandelson defalarca Epstein ile olan ve uzun süredir kamuoyunun malumu olan geçmişteki dostluğundan pişmanlık duyduğunu söyledi. Epstein ile birlikteyken hiçbir zaman yanlış bir şey görmediğini ve “yalanlarına kandığını” söyledi.

Elon Musk: En çılgın parti ne zaman?

Belgeler ayrıca Jeffrey Epstein ile teknoloji milyarderi Elon Musk arasındaki e-posta yazışmalarını da içeriyor.

Davada herhangi bir yanlış davranışla suçlanmayan Musk, daha önce Epstein’in kendisini adasına davet ettiğini ancak reddettiğini söylemişti.

Yeni e-postalar Musk’ın 2012’de önerilen bir gezi de dahil olmak üzere birden fazla kez oraya seyahat etme konusunu gündeme getirdiğini ve Jeffrey Epstein’e sorduğunu gösteriyor:

Musk e-posta’da, “Adanızdaki en çılgın parti hangi gün/gece olacak?” diye soruyor.

Kasım 2012 tarihli e-postalarda Epstein’in Musk’a adaya helikopterle kaç kişinin taşınması gerektiğini sorduğu ve Musk’ın da sadece kendisinin ve o zamanki eşi Talulah Riley’nin taşınabileceğini söylediği görülüyor.

Musk, Epstein’e 2012 Noel’inde gönderdiği bir e-postada da “Yakın zamanda planlanan bir parti var mı?” diye soruyor ve “gevşemeye” ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Musk “Bu yıl deliler gibi çalıştım ve bu yüzden çocuklarım Noel’den sonra eve döndüklerinde, St Barts’ta ya da başka bir yerde parti ortamına girip gevşemek istiyorum” diye yazıyor, istediği şeyin “huzurlu bir ada deneyimi” olmadığını ekliyor.

2013’ün sonlarına ait bir başka e-posta grubunda Elon Musk ve Jeffrey Epstein finansçının adasına yapılacak bir ziyaretten söz ediyor ve lojistik ve tarihler üzerinde çalışıyorlar.

Musk’ın Jeffrey Epstein’in adasına gittiğine dair hiçbir kanıt yok.

BBC, yeni e-postalarla ilgili olarak Musk’ın şirketlerindeki temsilcileriyle temasa geçti.

Bill Gates: Tamamıyla saçma ve yanlış

Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates’in sözcüsü, Jeffrey Epstein’in son dosyalarında yer alan ve kendisinin cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalandığını da içeren korkunç iddialara “kesinlikle saçma ve tamamen yanlış” diyerek yanıt verdi.

18 Temmuz 2013 tarihli iki e-postanın Jeffrey Epstein tarafından hazırlandığı görülüyor ancak Gates’e gönderilip gönderilmedikleri belli değil. Her ikisi de Jerffrey Epstein’in e-posta hesabından ve aynı hesaba geri gönderilirken, Gates ile ilişkili hiçbir e-posta hesabı görünmüyor ve her iki e-posta da imzasız.

Bir e-posta Bill ve Melinda Gates Vakfı’ndan istifa mektubu olarak yazılmış ve Gates’in “Rus kızlarla seks yapmasının sonuçlarıyla başa çıkması için” ilaç temin etmek zorunda kalmasından şikayet ediyor.

“Sevgili Bill” diye başlayan diğer mektupta ise Gates’in bir arkadaşlığı bitirmesinden şikâyet ediliyor ve Gates’in o zamanki eşi Melinda da dahil olmak üzere cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonu örtbas etmeye çalıştığına dair iddialara yer veriliyor.

Gates’in bir sözcüsü BBC’ye “Kanıtlanmış, hoşnutsuz bir yalancıdan gelen bu iddialar kesinlikle saçma ve tamamen yanlıştır” dedi.

“Bu belgelerin gösterdiği tek şey, Jeffrey Epstein’in Gates ile devam eden bir ilişkisi olmamasından duyduğu hayal kırıklığı ve tuzağa düşürmek ve karalamak için ne kadar ileri gidebileceğidir.”

Jeffrey Epstein’in eylemleri sonucu mağdur olanların çoğunu temsil eden kadın hakları avukatı Gloria Allred, BBC’ye verdiği demeçte, son açıklanan belgelerde daha önce kamuoyuna açıklanmamış olanlar da dahil olmak üzere çok sayıda mağdurun isminin açıklandığını söyledi.

Mağdurlar isimlerinin açıklanmasına tepkili

Cuma günü açıklanan belgelerin çoğunda yoğun sansürler bulunuyor. Yasa, sansürlerin yalnızca kurbanları veya soruşturma aşamasında olan bilgileri korumak amacıyla yapılabileceğini öngörüyor. Ayrıca, yapılan sansürlerin özeti ve bunların yasal dayanağının da belirtilmesi gerekiyor.

Başsavcı Yardımcısı Blanche, sansürlerin mağdurları korumak amacıyla yapıldığını ve adalet bakanlığının belgelerin hızlı bir şekilde yayımlanmasını sağlamak için iki aydan fazla bir süre boyunca yüzlerce çalışanıyla belgeleri incelediklerini söyledi.

Ancak avukat Allred, Başsavcı yardımcısının belgelerin yayımlanmasının mağdurlar için “kapanış getireceği” yönündeki umudunun “saçma” olduğunu söyledi.

Allred, “Bu kişilerin isimlerini kamuoyuna açıklayarak birçok mağduru yıkıma uğrattılar” dedi.

“Bazı durumlarda… isimlerin üzerine çizgi çekmişler ama yine de isimleri okunabiliyor.

Diğer durumlarda ise, hiç kamuoyuna röportaj vermemiş, isimlerini kamuoyuna açıklamamış mağdurların fotoğraflarını göstermişler.”

Hukuk ekibinin, mağdurların kimliklerini korumak için daha fazla düzenleme yapılması gereken yerleri bakanlığa bildirmek için çalıştığını, ancak “birçok kişinin dosyaları çoktan indirdiğini” söyledi.

Allred, durumu “tam bir karmaşa” olarak nitelendirerek, bakanlığın “yeni bir dip noktaya ulaştığını” ve “utanmaları gerektiğini” söyledi.

Vladimir Putin her şeyi biliyor muydu? – Video

Yunanistan Golden

NationalTurk NL

NationalTurk NL - Haber Merkezi, En Son Haberleri Gündemi, Spor Haberlerini, Ekonomi, Seyahat, Magazin, Politika ve Son Dakika Haberlerini en doğru ve objektif şekilde size ulaştırır. NationalTurk | Objektif | Bağımsız | Farklı

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu