Beşiktaş’ın malları rezerv alanda
NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan'ın bu haftaki "Beşiktaş’ın malları rezerv alanda" başlıklı yazısı;

Beşiktaş’ın Fulya Tesislerinin çevresindeki alan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rezerv alan kapsamına alındı. Süleyman Seba ve Şevket Belgin spor salonları artık lüks konut olacak.
Afet riski gerekçe gösterilerek yapılan bu değişiklikle bölgedeki spor odaklı kullanım yerini konut ve ticari projelere bırakacak.
Rezerv alan ilanı ile yapılan imar değişikliğine göre şu an yüzde 93’ü “spor alanı” olan arazinin yüzde 70’i konut ve ticaret alanına dönüştürülecek. Ticaret ve konut alanı olarak belirlenen 15 bin 407 metrekarelik bölümde 10 katlı lüks konutlar yapılacak. Konut ve ticaret alanına ayrılan yüzde 70’lik bölümün yüzde 70’i konut, yüzde 30’u ise ticaret alanı olacak.
Dikilitaş Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 7 ada 75 parsel BJK mülkiyetinde, 7 ada 64 ve 66 parseller GSGM mülkiyetinde, 7 ada 77 parsel ise Beşiktaş Belediye Başkanlığı mülkiyetinde bulunuyor.
Beşiktaş kulübüne ait parselin yüzölçümü 15 bin 382, GSGM’ye ait parsellerin toplamı 4 bin 680, Beşiktaş Belediyesine ait parselin yüzölçümü ise 2 bin 11 metrekare. Parsellerin toplam büyüklüğü ise 21 bin 354 metrekare.
Ayrılan arazinin yüzde 70’i konutlara, yüzde 30’u ticari bölümlere ayrılacak; 10 katlı bloklar inşa edilecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Dolmabahçe-Levazım tünel hattının kapsamın içinde bulunmasına dair açıklamada, alanın tünel koruma kuşağında kaldığını belirtirken; Devlet Su İşleri ise bölgenin yeraltı suyu işletme sahası içerisinde olduğunu hatırlattı.
Bu projeyle, bölgedeki lüks konut aksının tamamlanması öngörülüyor.
İroniye bakın ki Kulüp Başkanı Serdar Adalı, Hüseyin Yücel’e daha önce ‘Spor alanını imara açamazsın Beşiktaşlılara ait’ derken, şimdi kendisi 20.000 metrekare spor alanını rezidans AVM olarak imara açıyor ve eski planda 20 bin metrekare spor alanının 15 bini de ticaret alanı oluyor. Yüzde 93 olan spor alanı yüzde 16’ya düşerken ticaret alanı yüzde 70 olacak.
Bir kulüp başkanının asli görevi sportif yatırımdır. İnşaat işi başka bir alana aittir. Sportif yatırım ve üretime dayalı bir işletme modelini bulup uygulamak başkanların asli görevidir. Eğer 20 bin metrekare spor alanını imar rantına feda edersen tartışma konusu olursun. İlçenin duygusal ve fiziksel bağı olan spor tesislerini kapatıp rezidansa çevrilirse, ne yetiştirecek genç bulunur, kalırsa da ne o gençleri çalıştıracak alan bulunur. Kurtarılmış alan olan AVM’ler tüketimi körükleyen projelerdir. Spor ile yan yana gelmesi mümkün değildir.
Proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda askıda. Son itiraz etme günü 20 Ocak. Kulübün görüşü alınmadığına göre Beşiktaş’ın çıkarlarını korumakla görevli en önemli merci olan Başkanlık makamının buna itiraz etmesi gerekir. Yoksa semt sakinleri bunu yapmak zorunda kalır ki; bu da kulübün kimliği açısından değil ama yönetim açısından tartışmalı bir durum olur. Çocuklara karşı başta kulüp olmak üzere herkesin sorumluluğu var.
İlginç noktalardan biri de rezerv alan açıklama raporunda kurum görüşü istenen Beşiktaş Belediyesi, şu an otopark olarak kullanılan komşu parselin de rezerv alana dâhil edilmesini talep etmiş! Bu da semte karşı bir basiretsizliktir.
Rapordaki ‘Plan Değişikliğinin Amacı’ kısmına baktığımızda ise şu ifadeler yer aldı:
“Söz konusu plan değişikliği, İstanbul’un merkezi bölgelerinden birinde konumlanan ve kentsel erişilebilirlik açısından avantajlı olan mevcut spor alanının, çağdaş kentsel gelişim dinamikleri ve artan nüfus yoğunluğu doğrultusunda karma kullanımlı bir odak noktası olarak yeniden işlevlendirilmesini, stratejik konumun sunduğu fırsatları değerlendirerek üst ölçekli planlar ile uyumlu bir şekilde mekânsal gelişime yön vermeyi hedeflemektedir.
Planlama alanının bulunduğu konum; çevresindeki alt merkezler, yoğun toplu taşıma hatları ve zengin donatı çeşitliliğiyle kentsel yaşamın güçlü bir parçasıdır. Bu bağlamda tek fonksiyonlu kullanımın, kentsel potansiyeli tam anlamıyla yansıtmadığı ve alanın ekonomik, sosyal ve mekânsal değerini sınırladığı görülmektedir. Önerilen düzenleme, bu potansiyeli harekete geçirerek daha dengeli ve bütüncül bir kentsel kullanım senaryosu oluşturmaktadır.
Alan yalnızca belirli saatlerde kullanılan bir spor alanı olmaktan çıkarak, sürekli yaşayan ve kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına cevap veren bir kentsel çekim noktası haline gelecektir. Ayrıca donatı payı kadar ayrılan spor alanı ve yol düzenlemeleri, kamusal erişimi ve yerel ihtiyaçları güvence altına alırken, spor işlevinin daha nitelikli ve erişilebilir bir biçimde sürdürülmesine olanak tanımaktadır.”
Raporda mevcut alanın spor işlevinin daha nitelikli ve erişilebilir bir biçimde sürdürüleceği yazıyor. Ancak raporun diğer bölümlerinde görülüyor ki imar değişikliği ile mevcuttaki payı yüzde 93 olan ‘açık spor alanı’, yeni projede sıfır olarak belirtiliyor.
‘Özel Açık Spor Tesisi Alanı’ ise 3 bin 667 m2 (%16,64) olarak belirlenmiş.
Yani tamamına yakını spor tesisi olan alandaki ‘açık spor tesisi alanı’ sıfırlanırken ‘özel’ ibaresi eklenen spor alanının payı ise yüzde 16,64’e düşürülüyor.
Bir de buranın önceki proje durumu vardı. Hani kulübün 150 ile 200 milyon avro kazanacağı -ki bir yıllık yönetimin harcadığı paraya karşılık- bir projeydi. 3000 kişi ile oylama yapılıp onay alınan ve eğer verilmezse ‘Kulüp Bankalar Birliği’nden çıkamaz ve faizleri bile ödeyemez duruma gelir’ denilerek alınan onaylı proje…
Ortak-paydaş olarak başlanılan proje rezerv alana dönüştü.
Yukarıda belirtiğim üzere, raporun kurum görüşleri kısmında ise arazinin büyük çoğunluğunun mülkiyetini elinde bulunduran Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nden görüş alınmadığı görülüyor.
Yani kulübün itiraz hakkı var!
Beşiktaş’ın parası kimsenin babasının parası olmadığı gibi; Beşiktaş’ın malları da kimsenin babasının malı değil. Buna milyonlar evet demez.
Müslüm Gülhan – NationalTurk






