GündemSpor

Beşiktaş’ın sakatlık nedenleri

NationalTurk yorumcusu Müslüm Gülhan'ın Beşiktaş’ın son günlerdeki yaşadığı sakatlık süreci ile “Beşiktaş’ın sakatlık nedenleri ” başlıklı yazısı;

Beşiktaş’ın sakatlık nedenleri

Beşiktaş futbol takımı 5 Temmuz 2021 tarihinde sezonunu açtı ve antrenmanlara başladı. Antrenmanlara başladığı süre, aşağıdaki anlatacağım zaman dilimine göre normal koşullar altında geç bir süreydi. Çünkü, 13 Ağustos’ta başlayacak Süper Lig ile oynanma ihtimali olan Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı 25 Ağustos’a kadar oynanıp bitmesi gerekiyordu.

Buradaki periyotlamaya bakıldığında, başlangıç noktasının iki hafta daha önde olması, yani, Haziran’ın üçüncü haftasının sonunda top başı yapılması makul bir tarih olarak görünmekteydi.

Ama burada başka bir konu karşımıza çıkıyor ki o da teknik direktör ile anlaşma zamanlaması. Sürecin 21 Haziran’a kadar uzaması, sürecin yönetme şeklinin başka gerekçelere bağlı olmasından da kaynaklanıyordu.

Buradaki en önemli unsur, Başkan Ahmet Nur Çebi’nin Sergen Yalçın ile anlamsızca uzayan süreçten dolayı sözleşmeyi bir türlü imzalamamasıydı.
Tabii burada oluşan olumsuz kanaat, Başkan’ın “keşke Şenol Güneş gitmesiydi” demesinden kaynaklanan yorumun taraftar ve spor kamuoyunda farklı algılanmasındaydı.

Eğer, Başkan Azerbaycan’a gidip bu konuda Güneş’ten cevap alma hamlesi yaptıysa, yine, muhtemelen Güneş’in Milli takımdaki durumunun belirsizliğinden dolayı süreci beklemeye almışsa, haliyle başkanı ve yönetimin açığa düşmesi sonucunda Sergen Yalçın ile anlaşmanın gecikmesinin temel nedeni olmuş olabilir.

Gelişmeler neticesinde, taraftar sürecin bir krize dönüşme eşiğine gelmesi ile kendi tercihi yönünde tavır aldı. Taraftar, takımı şampiyon yapmasından önce, Beşiktaş camiası içinde yetişmiş ve tüm kültürel derinliği yaşamış Sergen Yalçın yönünde tepki gösterince, Başkan ve yönetim anlaşma imzalamak zorunda kaldı. Bu tarafların isteği üzerine dizayn edilmiş bir anlaşma olmadı hiçbir zaman.

Yani, 21 Haziran’da sezonun açılması gerekirken, teknik direktör anlaşması için süreci kendi isteği yönünde işletemeyen Başkan ve yönetimin, Sergen Yalçın ile geç anlaşma imzalaması bugün yaşanılan olumsuzlukların başlangıç noktası oldu.

Ve takım 5 Temmuz’da sezon açıp, 31 Temmuz’da Kayseri Spor ile ilk hazırlık maçını yaparken daha yüklemenin üçüncü haftasındaydı. 6 Ağustos’ta Adana Demir Spor ile ikinci hazırlık maçında ise yüklemenin dördüncü haftasını bitirmişti.

Şampiyonlar Liginde ön eleme oynama belirsizliği, tabii ki oynanacakmış gibi bir yükleme yoğunluğuna ve periyotlamaya neden oldu. Genelde sekiz haftalık bir program üzerinden yapılan yükleme programlarında, son iki hafta daha çok yoğunluğu azalan çalışma sürecine ve futbol fonksiyonel çalışma programlarına yönelik içeriğe sahip olduğundan müsabaka dönemi ile iç içe geçebilmektedir.

Beşiktaş futbol takımının sezon başı hazırlık programında, beşinci haftası sonunda, lig maçları içerisine geçen programın ve büyük ihtimalle Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı oynanacakmış gibi yapılan ve sezonun geç açılmasından dolayı hızlandırılmış bir program kullanmak zorunda kaldıkları için sakatlıkları ortaya çıktı.

Sakatlıkların aynı bölgelerde ve kas kitlelerinde oluşmasının sebebi bu zaafın varlığını ortaya koymaktadır.

Sergen Yalçın ile geç anlaşma yapılmasındaki diğer ayrıntı da geçen yıl Paok’a elendiği dönemdeki gibi ciddi bir hazırlık kampı Ümraniye dışında yapamamasıydı. Burada Covid etkisi olmasıyla beraber, kamp programının muhatabı da yönetimdi. Hele hele Türkiye’yi her an kırmızı listeye alacak EU ülkesi olan, birbirinden çok farklı iklim ve konuma sahip İspanya ve Slovakya’nın seçilmesindeki senkronizeyi anlamak mümkün değil.

Halbuki, Balkanların karantinaya tabi olmaması ve coğrafi konumunun yüksek ve ikliminin daha serin olmasına karşın, yaz ortasında İspanya seçeneğini ancak turistik gezi sebebi olurdu.

Diğer bir husus, tabii teknik direktör anlaşmazlığı sürecindeki yapılan veya yapılacak transferlerin zamanlaması ve sürçe dahil olmalarıyla ilgili ve takım bütünlüğüne uygunluğu ile teknik heyetin iradesi doğrultusunda yapılıp yapılmama sorunu da vardı. Donanımlı ve tecrübeli kaleci ve stoper sorunu varken, kulüpsüz ve bir senedir boş olan Alex Teixeira’a maç başına anlaşma yapılması gerekirken, Aboubakar ve Dorukhan’ın istedikleri paraya denk gelen, imza parasıyla 4 milyon Euro vermek ve Sporting maçında donanım sorunları net ortaya çıkan Kenan Karaman’ın transferi ile ilgili Başkanın ‘Teknik Direktör tatildeyken aldık’ diyerek kendisinin inisiyatif alması, hatta Sergen Yalçın ile anlaşılma olmadığı dönem içinde alınması ki kendisi bunu özellikle vurguladı-kulüp kurgusu içinde ne kadar doğru karar bu tartışmaya çok açık bir konudur.

Sporting Lizbon maçı ayrı tartışma konusu olduğu için onu sonraya bırakıp gelelim Trabzonspor maçı öncesine…

Takım çarşamba gecesi Türkiye saati ile 23 00’de Sporting Lizbon ile maç oynadı. Saat 01 00’de maç bitti ve otele geçtiler. Perşembe gün hava alanına geçmek için 2,5 saat önceden otelden ayrıldılar, 5 saat uçak yolculuğu yaptılar ki 5 saat uçak yolculuğunun yorgunluğunu da düşünmek gerek ve 2,5 saatte de evlerine geçtiklerini düşünürsek, 3 saat de Portekiz ile saat farkını koyduğumuzda, takım toplam13 saatlik bir yolculuk ile İstanbul’a evlerine vardılar ve perşembe günü yok… cuma günü ancak çok hafif bir antrenman ve sanal (!) bir taktik çalışması ile cumartesi günü Trabzonspor maçına çıkacak.

Neden?..

Acaba yönetim, bu maç için TFF neslinde resmi bir evrakla müracaat edip bir itiraz işlemi gerçekleştirdi mi?

Pazar günü neden oynanmıyor bu maç…

Bir sürü soru…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu