EkonomiGündem

Beş Soruda ABD’deki Halkbank Davası

Halkbank, Amerika’nın İran’a uyguladığı ekonomik yaptırımları delmek suçlamasıyla New York’taki mahkemede yargılanıyor. Türk medyasının dışında dünya ve Amerikan medyasının da yakından ilgilendiği dava sürecinde şimdiye kadar ne gelişmeler yaşandı? VOA Türkçe, beş ayrı soruda davayla ilgili şimdiye kadar yaşan gelişmelerin özetini derledi.

New York’ta devam eden davada Halkbank neyle suçlanıyor?

Halkbank aleyhine New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde açılan davada şu suçlamalara yer verilmişti: ABD’yi dolandırmak amacıyla komplo kurmak, ‘Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı İran’a para transferleri yaparak ihlal etmek için komplo kurmak, ABD bankalarını dolandırmak, ABD bankacılık ve finans sistemini dolandırmak amacıyla komplo kurmak, kara para aklamak, kara para aklamak amacıyla komplo kurmak.

Halkbank aleyhinde 15 Ekim 2019 tarihinde açıklanan 45 sayfalık iddianamede, Halkbank yönetiminin Türk hükümetinin üst düzey yetkilileri tarafından desteklendiği ve korunduğu da iddia edilmişti.

ABD’de Halkbank’la İlgili Yeni İran Yaptırımları İddianamesi

İddianamede, Halkbank’ın 2012 ve 2016 yılları arasında İran’ın uluslararası piyasalarda petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği gelirin ülkeye girmesinde yardımcı olduğu, İran’ın petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği geliri harcamasına imkan veren bir mekanizmanın, paravan şirketler ağını kullanarak uygulanmasına yardım ettiği iddia edilmişti.

Tüm bu suçlamaların, ABD’nin İran’a karşı yaptırımlarının ihlali olduğu, Halkbank’ın yaptığı transferlerin tutarının yaklaşık 20 milyar doları bulduğu öne sürülmüştü.

Halkbank suçlamalara ne cevap verdi?

Halkbank, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi tarafından aleyhlerine açılan dava sonrasında Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, “Bankamız hakkında dava açılmak üzere yargı sürecinin başlatıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bahse konu iddianamenin yeni bir bilgi ve bulguya yer verilmeksizin, çoğunlukla Hakan Atilla davasında ileri sürülen iddiaları tekrarladığı ve bu davada ortaya konan girişimlerin Bankamız üzerinden tekrarlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Söz konusu iddialara ilişkin bankamız masumiyetini ortaya koyan bağımsız inceleme sonuçlarının, kanıtları ile birlikte ABD Adalet Bakanlığı ile paylaşılmasına rağmen iddianame hazırlanarak dava açılması manidardır. Bankamız ABD’nin ikincil yaptırımlarını herhangi bir şekilde ihlal etmemiş olmakla birlikte, bankamızın ABD’de herhangi bir şubesi ve çalışanı bulunmadığından, ABD Adalet Bakanlığı’nın ikincil yaptırım kararları hakkında yargılama yetkisi yoktur. Buna rağmen iddianame düzenlenmesi, tarihte bir ilk olmak üzere emsali görülmemiş bir hukuki yetki aşımıdır”

‘Halkbank Duruşmaya Katılmazsa Başka Yaptırımlar Uygulanabilir’

Halkbank, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’ndeki ön duruşma süreci devam eden davada ön duruşmalara katılmaları için hazırlanan tebligatı uzun bir süre kabul etmedi ve tüm çağrılara rağmen ön duruşmalara katılmadı.

Savcılar, Halkbank’ın kaçak bir durumda olduğunu ifade etti. Bankanın hukuk danışmanı King & Spalding firması adına avukat Andrew C. Hruska, kendi şirketlerinin Halkbank’ı bu davada temsil edemeyeceğini, bankanın kendilerini bu konuda yetkilendirmediğini söyledi. Avukat Hruska, Halkbank’ın, ABD’de sadece sınırlı ve özel yargılanmak istediğini hakime iletti. Hruska, Halkbank’ın savcıların daha önce yapılan ön duruşmalarda iddia ettiği gibi bir “kaçak” olmadığını belirterek, “Kurumsal bir yapı olan Halkbank ‘kaçak’ olamaz” dedi.

‘Halkbank Kaçak Olamaz’

Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’ndeki süreçte neler yaşandı?

New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde devam eden ön duruşmalara katılmayan Halkbank, hakim Berman’ı oldukça kızdırdı. Halkbank’a ikinci kez ön duruşmaya katılma çağrısı yaptığını kaydeden hakim Richard Berman, ön duruşmalara katılmayan Halkbank için bu durumun kasıtlı olduğu ve itaatsizlik olduğu kararına varıp başka yaptırımlar uygulayabileceğini belirtti.

Halkbank adına mahkemeye sunulan savunma dilekçesini, bankanın hukuk danışmanı olduklarını kabul eden ancak 15 Ekim’de, banka aleyhine açılan davada kurumu savunmak için yetkilendirilmediklerini kaydeden King&Spalding firması ise bankanın özel ve sınırlı bir şekilde yargılanma talebini yeniden hakime iletti.

Savcılık, bir türlü tebligatı almayan, ön duruşmalara katılmayan Halkbank için yeni bir formül buldu. Savcılık mahkemeden, Halkbank’ın hakkında açılan davaya dahil olmadığı her bir gün için bir milyon dolar para cezasına çarptırılmasını, katılmama konusunda ısrarcı olması halinde para cezasının her hafta katlanarak arttırılmasını talep etti.

Halkbank’a Davaya Katılmadığı Her Gün İçin Para Cezası İstemi

Savcılık, Halkbank’ın New York’taki davayı reddetmesi halinde, ilk haftanın sonunda 7 milyon dolar, ikinci haftanın sonunda 21 milyon dolar, sekizinci haftanın sonunda 1 milyar 800 milyon dolar tutarında para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini iddia etti.

Halkbank, bu şok yaptırım riski karşısında New York’taki duruşmalara avukat atadı. Halkbank, 2 Mart 2020 tarihinde ilk kez resmi olarak bir ara duruşmaya avukatları aracılığıyla katıldı. Hakkındaki altı ayrı suçlamayı da kabul etmedi.

New York’taki Duruşmada Halkbank Suçlamaları Kabul Etmedi

Halkbank, bir sonraki ara duruşmada ise Halkbank, sınırlı olarak yargılanma talebini yineledi. Hakim Berman ön duruşmadan birkaç hafta sonra Halkbank’ın sınırlı yargılanma talebini kabul etmediğini açıkladı.

Halkbank, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde devam eden yargı sürecinde hakime hakkındaki iddianamenin düşürülmesi talebinde bulundu ancak bankanın bu talebi de bir süre sonra reddedildi.

Hakim Berman, “Rıza Sarraf ve Hakan Atilla aynı gerekçelerle başvurdular, reddettim” dedi. Halkbank bu kez, hakimin tarafsız olmadığını öne sürdü ve reddi hakim talebinde bulundu. Halkbank’ın bu talebi de mahkeme tarafından kabul edilmedi.

Halkbank Davasında Yeni Duruşma Süreci

Hakim Berman, 2 Temmuz 2020 tarihinde aldığı kararla Halkbank davası jüri seçiminin 23 Şubat 2021 tarihinde yapılmasına, jürili seri duruşmaların da 1 Mart 2021 tarihinde başlamasına hükmetti ancak daha sonra seri duruşmaların başlangıç tarihini daha sonra 3 Mayıs’a ertelediğini açıkladı.

Temyiz mahkemesindeki son durum nedir?

New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’ne yaptığı tüm başvuruları reddedilen Halkbank, bir üst mahkemeye itiraz etti. Halkbank, New York İkinci Bölge Mahkemesine (İstinaf Mahkemesi), hakkındaki iddianamenin düşürülmesi ve ‘Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası’ kapsamında ABD’de yargılanamayacağı gerekçesiyle iki ayrı temyiz başvurusunda bulundu.

Bir üst mahkeme olan New York İkinci Bölge Mahkemesi, Halkbank’ın davanın düşürülmesi talebini reddetti ancak ‘Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası’ kapsamında ABD’de yargılanamayacağı iddiasını inceleyerek en kısa zamanda kararını açıklayacağını bildirdi.

“Temyiz Mahkemesi Halkbank’a Bir Şans Daha Verdi”

Rıza Sarraf davası kapsamında New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde görülen duruşma takviminin, davayla ilgili kendi kararını açıklayana kadar askıya alınmasına hükmetti.

Üç hakimden oluşan mahkeme heyetinin Halkbank’ın dava dosyasını Nisan ayının ilk haftasında yapılacak ara duruşmada ele alacağı açıklandı. Nisan ayının ilk haftasında yapılacağı açıklanan temyiz duruşmasına New York Güney Bölgesi Başsavcılığı ve Halkbank’ın avukatların da katılacağı kaydedildi.

Üst mahkeme bu süreç zarfında Savcılık ve Halkbank’ın dava dosyasıyla ilgili argümanlarını mahkemeye iletmesini istendi. New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, temyiz mahkemesine 66 sayfalık dilekçe sundu. Başsavcılık, “Halkbank ABD’ye karşı suç işledi burada yargılanabilir” görüşünü savundu. Halkbank’ın, ABD’de yargılanabileceğini belirtti.

New York’ta Temyiz Hakimleri Halkbank Davası İçin Toplanacak

Başsavcılık itiraz dilekçesinde şimdiye kadar görülen davalardan bazı örnekler verdi. Halkbank’ın Amerikan devletine yalan beyanda bulunduğunu, ABD mali sistemini kullanarak kara para akladığını belirterek, suçun bu ülkede işlendiği için yargılamanın bu ülkede yapılacağını kaydetti.

Halkbank’ın avukatları, savcılığın argümanlarına yaklaşık bir hafta sonra cevap verdi. Avukatların mahkemeye sunduğu 42 sayfalık dilekçede, ABD’de yürürlükte olan “Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası-FSIA” kapsamına girdikleri ve hiçbir federal mahkemenin Halkbank’ı ABD’de yargılama yetkisi olmadığı savunuldu. Ayrıca bir üst mahkemenin daha önce temyiz başvurusunu reddettiği Halkbank aleyhine hazırlanan, iddianamenin düşürülmesi başvurusunun da yeniden değerlendirilmesi istendi. Halkbank, mahkemeye sunduğu dilekçede savcılığın argümanlarının tamamına maddeler halinde yanıt verdi. Daha önce Amerikan mahkemelerinde FSIA kapsamında alınan bazı kararları da dilekçesine ekledi. Halkbank, dokunulmazlık yasasının yabancı devletlere ABD yargı yetkisinden muafiyet verdiğini öne sürdü.

Halkbank: ”ABD’nin Bankayı Yargılama Yetkisi Yok”

Halkbank davasında bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?

Üst mahkeme, Halkbank’ın ABD’de yargılanamayacağı yönündeki başvurusunu değerlendirmeye almasının ardından tarafları tarihi daha sonra açıklanacak ancak Nisan ayının 5’inden sonra yapılacak duruşmada dinleyecek. Gerekirse taraflardan ek başvuru ve delil isteyebilecek. Bu sürecin ardından üst mahkemenin alacağı karar çerçevesinde Halkbank’ın ABD’deki yargı süreci netlik kazanacak.

Üst mahkeme eğer Halkbank’ı haklı bulursa, bir alt mahkeme olan New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yargı süreci duracak. Üst mahkeme Halkbank aleyhine karar verirse, dava alt mahkemede görülmeye devam edecek. En son jürili seri duruşma takvimi belirleyen alt mahkeme, Halkbank’ın yargı sürecine kaldığı yerden devam edecek.

Davayı yakından izleyen hukukçulara göre temyiz mahkemesinde Halkbank lehine bir karar çıkması zor. Hukukçular, eğer üst mahkemenin davayı bir alt mahkemede yeniden kaldığı yerden başlatması halinde kurulacak 12 kişilik jüri heyetinin büyük bir olasılıkla Halkbank’ın aleyhine karar vereceğini belirtiyor. Hukukçular, Halkbank lehine de karar verilebileceğini ancak bu ihtimalin düşük olduğunu ifade ediyorlar.

Hukukçulara göre, Halkbank’ın da sanık olarak yargılandığı Rıza Sarraf davasında içerikleri bilinmeyen en 40 gizli dosya var. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nin bir ceza mahkemesi olduğunu belirten hukukçular bu gizli dosyalar arasında yeni isimlerin, yeni iddianame ve itirafların da olabileceğini ayrıca Rıza Sarraf’ın davada yeniden tanık olabileceğini kaydediyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu