Putin’den Çin’e “Tarihi” ziyaret
Rusya lideri Vladimir Putin, Xi Jinping ile kapsamlı görüşmeler için Pekin’e gidiyor. Haftaya yayılan ziyaret; Ukrayna savaşı, enerji ticareti ve askeri işbirliği konularında Moskova ile Pekin’in pozisyonlarını uyumlu hale getirmeyi hedefliyor.

Kremlin’in “emsalsiz” diye nitelendirdiği ziyaret kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu hafta sonu Çin’e gidiyor. Yaklaşık bir hafta sürmesi beklenen program, Putin’in alışılmışın dışında uzun bir yurt dışı seyahati olarak öne çıkıyor. Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesine katılacak, Xi Jinping ile baş başa görüşecek ve 3 Eylül’de Tiananmen Meydanı’ndaki Zafer Günü askeri geçidinde onur konuğu olarak yer alacak.
Putin’in gündemi yoğun
Analistler, gündemin en kritik başlığının Ukrayna olacağını belirtiyor. Moskova, savaşın gidişatı hakkında Pekin’in tutumunu netleştirmek istiyor. Çin’in, ABD’nin olası baskı çağrılarına nasıl yanıt vereceği ve Rusya’ya hangi boyutta destek sunacağı da masada olacak. Carnegie Rusya Avrasya Merkezi Direktörü Aleksandr Gabuev, “İki liderin notlarını karşılaştırıp aynı sayfada olduklarından emin olması gerekiyor. Bu savaş ilişkilerinin temel direklerinden biri haline geldi” dedi.
Ekonomik bağımlılık artıyor
Savaş boyunca Çin, Rusya için ekonomik can damarı oldu. İki ülke arasındaki ticaret geçen yıl 240 milyar doları aştı; Pekin, Rusya’nın en büyük petrol ve kömür alıcısı haline geldi. Doğalgazda da Avrupa’nın yerini almak üzere. Ziyarette, uzun süredir gündemde olan Sibirya’nın Gücü-2 boru hattı ve mevcut petrol hatlarının genişletilmesi de görüşülecek.
Askeri işbirliği ve teknoloji paylaşımı
Batı’nın endişelerini artıran bir diğer başlık da askeri işbirliği. ABD, Çin’in Rusya’ya makine ve yarı iletken tedarik ederek savaş kapasitesini dolaylı desteklediğini savunuyor. Pekin ise doğrudan askeri yardım iddialarını reddediyor ve kendini “tarafsız arabulucu” olarak tanıtıyor. Buna karşılık Rusya’nın, Çin’le savunma teknolojisi paylaşımı yaptığı düşünülüyor.
Kuzey Kore faktörü
Putin’in Pekin ziyaretinde Kuzey Kore lideri Kim Jong-un da yer alacak. Moskova ile Pyongyang’ın yakınlaşması Pekin’i rahatsız etse de, Çin bu buluşmayı ilişkileri yeniden dengeleme fırsatı olarak görebilir.
Washington’un bakışı
Ziyaret, ABD’de de dikkatle izleniyor. Trump yönetimi, Moskova’yı Pekin’den uzaklaştırma fikrini öne sürse de uzmanlara göre bu senaryo gerçekçi değil. Rusya ve Çin’in “stratejik kader ortaklığı” söylemi, ilişkilerin uzun vadede kopmazlığını pekiştiriyor.