Nesim Malki Cinayeti

Enis Berberoğlu: Nesim Malki’yi kim korumadı?

Rezalet tefrika halinde gazete manşetlerini işgal ediyor.

Türkiye’de son bir haftada yaşananlara bir bakın…

Türkbank ihalesinde Alaattin Çakıcı’nın rolü tartışılıyor, Sümerbank patronu cinayet soruşturması için poliste ifade veriyor.

Memleketin önde gelen işadamları mafya ile irtibatlı ve iltisaklı olarak sahne ışıklarına çıkıyor. Kimisi kurban, kimisi arkadaş, kimisi iş ortağı.

Nesim Malki cinayeti üç yıl önce 28 Kasım 1995 tarihinde işlendi.

Malki’nin parası sanki buhar oldu uçtu, ama kimse izini sürmedi.

Polisin ıskaladığı ilişki ağını sergilemek yine gazeteciye düştü.

Meliha Okur, Ekonomist Dergisi’nin 17 Aralık 1995 tarihli sayısında yani Erol Evcil‘in zanlısı olduğu Malki cinayetinden iki ay sonra ilginç bir para trafiğini yazdı.

Habere göre, KKTC’deki Malki’ye ait Tuncabank’tan 1995 Ağustos ayında Tütünbank’ın İstanbul’daki bir şubesine para transferi başladı.

Transfer edilen paranın miktarı 300 milyar lirayı buldu.

KKTC Merkez Bankası’nın yakın incelemeye aldığı bu süreçte paraların İzmir’de Erol Evcil’e kadar ulaştığı saptandı.

Bu para transferinin yanı sıra, Tuncabank Yönetim Kurulu üyesi Şükrü Karahasanoğlu, Hayyam Garipoğlu’nun satın aldığı Sümerbank’a Genel Müdür oldu. Sümerbank, İstanbul’da Malki’ye ait bir binaya taşındı.

Tüm bu işaretler, piyasada, ‘‘Nesim Malki Sümerbank’ın gizli ortağı’’ kuşkusunu oluşturdu. Ancak Garipoğlu, daha geçenlerde Malki’nin ortaklığını kesin dille reddetti. Musevi işadamıyla öldürülmeden bir ay önce tanıştığını, iplik işi yaptıklarını anlattı.

* * *

Nesim Malki cinayetine o tarihte görevli bazı polislerin karışması akla bazı başka sorular da getirdi.

Cennet ülkemizde son rakamlara göre tam bin 90 kişinin yaşamı ciddi tehdit altında ve hepsinin yakın koruması var.

Piyasaya yüzde 15 faizle para veren, alacakları geri dönmeyince yaşam söndüren tefeci Nesim Malki‘nin kendi imkânlarıyla 8 koruma tuttuğu biliniyor.

Ama Malki milyonlarca dolarlık ihtilaflı alacağı için Bursa’ya yalnız gidiyor, zırhlı araca binmiyor… Ve kırmızı ışıkta dururken öldürülüyor.

Size mantıklı geliyor mu?

Dolayısıyla asıl kritik soru, Nesim Malki’ye Bursa’da kendisinin kılına dokunulmayacağı güvencesini kimin verdiğidir.

Tetikçilerin, Malki’nin şoförünü neden öldürmedikleri ve canlı tanık bırakma riskini göze aldıkları başka bir sorudur… Sanırız Bursa’da yoğunlaşan soruşturma bu sorulara yanıt getirecektir.

Kaynak: Enis Berberoğlu / Hürriyet

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: