Donald Trump: Sırada Meksika var
ABD Başkanı Donald Trump, verdiği röportajda Meksika’da kara operasyonlarına başlayacaklarını açıkladı

Trump’ın gözü Latin Amerika’da
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yaptığı askeri operasyonun ardından Küba, Meksika, Kolombiya ve Grönland’a da saldırabileceklerini belirtmişti.
Donald Trump son röportajında açık açık Meksika’da kara operasyonlarına başlayacaklarını açıkladı:
ABD Başkanı şunları söyledi:
“Artık kartellere karşı kara operasyonlarına başlayacağız. Karteller Meksika’yı yönetiyor.”
“Venezuela’nın tamamını ele geçirdik.
Bir günde 4 milyar dolar değerinde petrol aldık ve bu miktar artacak.
Tüm büyük petrol şirketleri geliyor, çok para kazanacaklar.
Bölgeye istikrar getirdik.”
ABD Başkanı’nın Suriye’deki çatışmalar ile ilgili söyledikleri ise çok dikkat çekiciydi: “SDG ve PYD umurumda değiller açıkçası kim olduklarını bile bilmiyorum. Galiba sürekli ölüyorlar. Ne istediklerini bilmiyorum” dedi.
Bu arada The New York Times, son dönemde ABD başkanının politikalarını masaya yatırdı. Analizde şu ifadeler yer aldı:
Donald Trump, gücünün yalnızca ‘kendi ahlak anlayışımla’ sınırlandırıldığı bir vizyon ortaya koydu.
ABD Başkanı, küresel ölçekte askeri, ekonomik ve siyasi güç kullanımında nihai sınırın kendi takdiri olduğunu ortaya koydu.
Uluslararası hukuk ve anlaşmaların, ABD’nin eylemleri üzerinde bağlayıcı bir üst sınır oluşturmadığı yaklaşımı öne çıktı.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik son müdahalesi, yönetimin doğrudan güç kullanma kapasitesinin güncel bir örneği olarak gündeme geldi.
Grönland’ın ABD kontrolüne geçmesi ihtimali, stratejik ve psikolojik bir öncelik olarak masada tutuldu.
ABD’nin NATO içindeki belirleyici rolü, ittifakın işleyişi açısından vazgeçilmez olarak konumlandı.
ABD’nin 1951 tarihli savunma anlaşmasına rağmen Grönland üzerinde daha geniş bir egemenlik hedefi gündemde kaldı.
Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması, ABD’nin güvenlik yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak öne çıktı.
Rusya ve Çin’in küresel hamleleri karşısında ABD gücünün belirleyici olduğu anlayışı vurgulandı.
Nükleer silahların sınırlandırılmasına yönelik mevcut anlaşmaların süresinin dolması ihtimali önemsenmeden ele alındı.
ABD’nin Venezuela’daki uzun süreli varlığı ihtimali, Kongre’de başkanlık savaş yetkileri tartışmasını tetikledi.
İç politikada, tarifeler ve güvenlik uygulamaları dahil olmak üzere başkanlık yetkilerinin geniş yorumlanması gündemde tutuldu.
Ulusal Muhafızların ve ordunun ülke içinde kullanılmasına yönelik seçenekler açık bırakıldı.






