
İran’da protestolar zirveye ulaştı
İran‘da 10 günü aşkındır devam eden protesto gösterileri her geçen saat büyüyor.
Başkent Tahran başta olmak üzere ülkenin hemen hemen her noktasındaki protestolarda halk kontrolü ele geçirmeye devam ediyor.
Ülkedeki ekonomik kriz ve yolsuzluklara isyan eden halk, Tahran’da Al-Rasool Camii’ni ateşe verdi.
Ayrıca kadınlar, başkentte, başörtülerini, ateşe atarak yaktı.
Göstericiler, Molla Rejimi’ne ait araçları, binaları da yaktı.
Rejim karşıtı protestocular, ülkenin ikinci büyük kenti Meşhed’i fiilen kontrol altına aldı. Rejimin güvenlik güçleri yalnızca birkaç devlet binasına çekildi ve bu noktalardan dışarı çıkmıyor.”
Tahran, Yezd, Necef, İsfahan ve Şiraz başta olmak üzere pek çok kentte sokaklar dolup taşıyor. Ülkede gerilim her geçen saat daha da tırmanıyor.
Sürgünde bulunan Şah Reza Pehlevi, dönüş sinyali verdiği sosyal medya paylaşımında,
“Hazırlıklarımı yapıyorum, en kısa zamanda halkımın yanında olacağım” ifadelerini kullandı.
X’te artık İran bayrağı, Pehlevi dönemindeki aslan ve güneşli bayrak olarak görülüyor. Dışişleri Bakanlığı resmi X hesabındaki İran bayrağı da Pehlevi dönemindeki bayrakla değişmiş oldu.
İran’ı en iyi analiz eden isimlerden Vali Nasr’ın makalesinde gelişmelere dair önemli tespitler var. Nasr’a göre:
Mevcut protestolar önceki dalgalardan farklı: Rejim bu kez sert bastırmakta tereddütlü, çünkü İsrail ve ABD ile yaşanan 12 günlük savaş sonrası toplumla kurulan kırılgan dengeyi kaybetmek istemiyor.
Ekonomik kriz (riyalin çöküşü, %60’a varan enflasyon) protestoların tetikleyicisi olsa da, hareket kısa sürede ekonomik hoşnutsuzluktan siyasi bir isyana dönüştü; özellikle orta sınıfın katılımı belirleyici oldu.
Yönetim, protestoları sadece iç mesele olarak görmüyor: İsrail’in ve ABD’nin halk ayaklanmasını rejim değişikliği için bir kaldıraç olarak kullanabileceğinden ciddi biçimde endişe ediyor. Bu kez rejim dışarıdan müdahaleye daha açık.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Protestocuları kurtarmaya hazırız” mesajı, rejimin en büyük korkusunu teyit etti: Tehlike protestoların kendisi değil, bunların ABD askeri müdahalesine meşruiyet sağlaması.
Molla rejimi, Libya ve Suriye’deki gibi bir senaryoyu önlemeye çalışıyor; ancak dış tehdit (ABD–İsrail) ile iç baskı (kitlesel öfke) arasında sıkışmış durumda. Rejimin çöküşü an meselesi olmayabilir ama devrimin sürdürülebilirliği ciddi biçimde tükenmiş görünüyor.
İran’da protesto gösterileri büyüyor – video






