DünyaAvrupaFutbolHaberler

Salman Rüşdi’nin cihazdan çıkarıldığı ve konuşmaya başladığı açıklandı.

Önceki gün bıçaklı saldırıya uğrayan ve solunum cihazına bağlanan İngiliz yazar Salman Rüşdi'nin cihazdan çıkarıldığı ve konuşmaya başladığı açıklandı.

Şeytan Ayetleri kitabı nedeniyle 1989 yılında hakkında ölüm fetvası verilen ve tehdit edilen Rüşdi, New York’ta saldırıya uğramıştı.

BBC’nin haberine göre Salman Rüşdi’nin sağlık durumuyla ilgili daha önce yaptığı açıklamada “haberlerin iyi olmadığını” belirten menajeri Andrew Wylie, yazarın solunum cihazına bağlandığını ve konuşamadığını belirtmişti.

Ancak Wylie, 75 yaşındaki yazarın bir gözünü kaybetme riskinin olduğunu kaydetmişti.

Diğer yandan Rüşdi ile iki hafta önce bir röportaj yapan Stern dergisi gelecek hafta yayınlanması planlanan mülakatla ilgili detayları açıkladı.

Almanya merkezli medya kurumu Rüşdi’nin güvenliğe dair bir endişesi olmadığını, röportaja güvenlik olmadan geldiğini, hayatına normal bir şekilde devam ettiğini ve tehditlerin geride kaldığını düşündüğünü açıkladı.

Boynundan bıçaklanan Salman Rüşti Helikopterle hastaneye götürüldü

New York Eyalet Polisi, olayın ardından erkek bir saldırganın sahneye koşarak Rüşdi’yi boynundan bıçakladığını duyurdu.

Helikopterle hastaneye kaldırılan Rüşdi ameliyata alındı.

Polis, gözaltına aldığı şüphelinin Hadi Matar isimli bir erkek olduğunu açıkladı.

Matar, Rüşdi’yi suratından, boynundan ve karnından olmak üzere en az 10 kere bıçaklamakla suçlanıyor.

24 yaşındaki Matar, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Türkiye ‘de ilk kez; Biyolojik Savaşlar ve bilinmeyen gerçekler!

ABD ‘de bıçaklı saldırıya uğrayan Salman Rüşdi kimdir?

Hindistan doğumlu roman yazarı Salman Rüşdi, New York’ta katıldığı bir program sırasında sahnedeyken bıçaklı saldırıya uğradı. Rüşdi, elli yıllı aşkın edebiyat kariyeri boyunca ölüm tehditleri aldı.

75 yaşındaki yazarın kitaplarının pek çoğu büyük başarılar elde ederken, ikinci romanı “Geceyarısı Çocukları” 1981 yılında Booker Ödülü’ne layık görüldü.

Ancak 1988 yılında yayımlanan dördüncü romanı “Şeytan Ayetleri”, imza attığı en tartışmalı eseri haline geldi. Kitap, eşi benzeri görülmemiş uluslararası bir tartışmaya neden oldu.

Kitabın yayımlanmasının ardından saklanmak zorunda kalan Rüşdi’ye yönelik ölüm tehditleri yöneltildi. İngiliz hükümeti ise yazarı polis koruması altına aldı.

Bunun ardından İngiltere ve İran diplomatik ilişkileri kesti. Batı dünyasındaki yazarlar ve aydınlar, Müslümanların kitaba tepkisini ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak tanımladı ve bu tepkileri kınadı.

Kitabın yayınlanmasından bir yıl sonra, 1989 yılında İran’ın dini lideri Ayetullah Humeyni tarafından romancının öldürülmesi yönelik bir fetva yayımlanmıştı.

Rüşdi 14 yaşında İngiltere’ye yerleşti

Salman Rüşdi, Hindistan’ın Britanya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesinden iki ay önce Bombay’da doğdu.

14 yaşında iken İngiltere’ye Rugby Okulu’na gönderildi. Ardından Cambridge Kings College’a gitti ve tarih alanında onur derecesi elde etti.

İngiliz vatandaşı oldu. İslam inancını terk etti. Kısa bir süre aktör olarak çalıştı. Roman yazarlığının yanı sıra reklam metin yazarlığı yaptı.

Yayımlanan ilk kitabı Grimus büyük bir başarı elde edemese de bazı eleştirmenler onu önemli potansiyele sahip bir yazar olarak gördü.

Rüşdi’nin 1981 yılında Booker Ödülü’nü kazanmasına vesile olan ikinci kitabı “Geceyarısı Çocukları”nı yazması beş yıl sürdü. Kitap yayımlandıktan sonra büyük beğeni topladı ve yarım milyon sattı.

“Geceyarısı Çocukları” Hindistan hakkında yazılmış bir kitaptı.

1983 yılında yayımlanan üçüncü romanı “Utanç” ise Pakistan’ı konu alıyordu. Rüşdi, dört yıl sonra da Nikaragua’daki bir yolculuğun öyküsü olan “Jaguar Gülüşü”nü kaleme aldı.

Şeytan Ayetleri, Şubat 1989’da Paris’te protesto edildi.

Ölüm tehditlerine neden olan kitap
Eylül 1988’de ise hayatını tehlikeye atacak eser olan “Şeytan Ayetleri” romanını yayımlandı. Sürrealist ve post-modern bir roman olan kitap, bazı Müslümanlar arasında “dine küfreden bir kitap olması” suçlamasıyla öfkeyle karşılandı.

Kitabı yasaklayan ilk ülke Hindistan oldu. Pakistan da dahil diğer bazı Müslüman ülkeler ve Güney Afrika da kitabı yasakladı.

1989 yılında dönemin cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından imzalanan Bakanlar Kurulu kararıyla kitabın İngilizce baskısının Türkiye’ye girişi de yasaklandı.

AKP, kuruluşunun 21’inci yılını kutluyor

Kitap bir bütün olarak Türkçeye de çevrilmedi.

Rüşdi, Ocak 2004’te doğduğu şehir olan Bombay’da Müslümanlar tarafından protesto edildi. Bir protestocu, “Rüşdi asılmalı” yazılı bir pankart taşıdı.

Roman birçok çevrede övgüyle karşılanırken Whitbread Ödülü’nü kazandı. Ancak kitaba yönelik tepkiler büyüdü ve iki ay sonra sokak protestoları hız kazandı.

Müslümanlar kitabı dine yönelik bir hakaret olarak gördü. Kitapta iki fahişeye Muhammed peygamberinin eşlerinin isimlerinin verilmesine karşı çıktılar.

Ocak 1989’da İngiltere’nin Bradford kentindeki Müslümanlar törenle kitabın bir kopyasını yaktı. Ülkede bazı kitabevleri de kitabı vitrinlerinden çekti. Rüşdi, dine hakaret suçlamalarını reddetti.

Şubat ayında, Hint altkıtasında Rüşdi karşıtı ayaklanmalarda insanlar öldü. Tahran’daki İngiliz büyükelçiliği taşlandı ve yazarın başına bir ödül kondu.

İngiltere’de bazı Müslüman liderler ılımlılık çağrısı yaptı, bazıları ise Humeyni’yi destekledi. ABD, Fransa ve diğer batılı ülkeler ölüm tehditlerini kınadı.

Rüşdi, Müslümanlara verdiği sıkıntıdan duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. Ancak İran’da dini lider yazarın ölümü için yaptığı çağrıyı yineledi.

Viking Penguin yayınevinin Londra ofisleri korumaya alındı. New York ofisine ise ölüm tehditleri gönderildi.

Ancak kitap Atlantik’in iki yakasında da en çok satanlar arasına girdi. Radikal Müslümanların tepkisine yönelik gerçekleştirilen karşı protestolar Avrupalı ülkeler tarafından desteklendi. Avrupa Ekonomik Topluluğu’na bağlı tüm ülkeler Tahran’daki büyükelçilerini geçici olarak geri çağırdı.

Rüşdi, Şeytan Ayetleri romanına gösterilen tepkiler nedeniyle uzun süre saklanmak zorunda kaldı.

El Kaidenin yeni lideri Mısır doğumlu Seyf el Adil mi olacak?

Kitabın çevirmeni öldürüldü

Ancak Rüşdi, kitabın içeriği yüzünden tehdit edilen tek kişi değildi.

Şeytan Ayetleri’nin Japonca çevirmeni, Temmuz 1991’de Tokyo’nun kuzeydoğusundaki bir üniversitede öldürülmüş olarak bulundu.

Polis, aynı zamanda bir akademisyen olan çevirmen Hitoshi Igarashi’nin birden fazla kez bıçaklandığını ve Tsukuba Üniversitesi‘ndeki ofisinin dışındaki koridora bırakıldığını söyledi.

Aynı ayın başlarında, İtalyan çevirmen Ettore Capriolo, Milano’daki evinde bıçaklandı. Capriolo saldırıdan sağ kurtuldu.

1998 yılında ise İran, Rüşdi hakkındaki ölüm fetvasını resmen desteklemeyi bıraktı.

Romanı tefrikalar halinde Türkçeye çevirten yazar Aziz Nesin de Müslüman çevrelerce hedef gösterildi.

Rüşdi daha sonra bir çocuk kitabı olan “Harun ve Öyküler Denizi” (1990), bir deneme kitabı olan Hayali Vatanlar (1991) ile Doğu, Batı (1994), Mağriplerin Son İç Çekişi (1995), Ayaklarının Altındaki Toprak (1999) ve Öfke (2001) romanlarını yazdı. Geceyarısı Çocukları’nın sahneye uyarlaması için 2003 yılında Londra’da yapılan prömiyere de katıldı.

Son yirmi yılda Soytarı Şalimar, Floransa Büyücüsü, İki Yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece, Altın Ev ve Kişot’u yayımladı.

Dört kez evlenen Rüşdi’nin iki çocuğu var. ABD’de yaşayan Rüşdi, 2007 yılında edebiyata yaptığı hizmetlerden dolayı İngiltere’de “Sir” ünvanını aldı.

Kaynak BBC

Beşiktaş Kulübü ikinci başkanı Engin Baltacı Türkiye’nin gündeminde

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: