Araç çubuğuna atla
Spor

I Want To Thanks Everybody

Sportif alanda zihinsel performans antrenörlüğü yapan NationalTurk yorumcusu Dr. Ersin Afacan’ın "I Want To Thanks Everybody" başlıklı yazısı;

Dil, bir millet için en önemli unsurdur. Dolayısıyla Türkçe; Türk Milletini var eden, devamını sağlayan, milli bilinci besleyen ve Türkleri birbirlerine yakınlaştıran en temel araçtır. Milli liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Türk milleti demek, Türk dili demektir.”.

Aynı durumlar İspanyollar, İtalyanlar ve diğer milletler için de geçerlidir. Bu nedenle bir futbolcumuz Avrupa’ya transfer olduğunda kendisinden öncelikle o ülkenin dilini öğrenmeleri ve sosyal yaşamda kullanmaları isteniyor. Örneğin Nihat Kahveci, Cenk Gönen ve İsmail Köybaşı İspanya’ya transfer olup birkaç ay içinde oradaki basına İspanyolca konuşmaya başladığında seviniyoruz. Aynı şekilde Cengiz Ünder ve Salih Uçan’ın İtalya’ya transfer olduktan kısa bir süre sonra İtalyanca konuşmaları hoşumuza gitmişti.

Bütün bunları neden yazdım? Rizespor maçında sakatlanan ve ameliyat olan Fernando Muslera, hastaneden taburcu olduktan sonra İngilizce açıklama yaptı ve “I want to thanks everybody” diyerek açıklamasına başladı. Bu durumu çok yadırgadım. Çünkü 9 yıl boyunca, dünyada hiçbir kulübün vermeyeceği paralara Türkiye’de oynayan, en az 30 milyon euro yani en az 200 milyon Türk lirası kazanan ve hastahaneden çıkarken “I want to thanks everbody” diyen bir yabancı futbolcuyu görmek bir Türk vatandaşı olarak beni üzdü. Daha üzücü olanı “neden iki cümle Türkçe konuşmuyorsun?” diye hesap soran bir Galatasaray yöneticisinin ve basın çalışanının olmamasıdır.

Nihat Kahveci’nin senelerdir La Liga’da oynayıp orada İngilizce demeç vermediğini biliyorsak Muslera’nın bu tutumunu da kınamalıyız. Kınamalıyız ki kendi dilini seven ve koruyan, milli bilinci sağlam bir vatandaş olduğumuzu gösterelim. Fakat ne yazık ki yöneticisinden antrenörüne, taraftarından basının çalışanına kadar spor kültürümüzdeki insanların çoğunluğunda yabancı hayranlığı var.

Ben Muslera’nın hastaneden çıkarken yaptığı kısa açıklamayı Türkçe yapacak kadar dilimizi bildiğini de tahmin ediyorum. Fakat önemli olan fazlasıyla emeğinin karşılığını alan yabancı futbolculara bizim insanlarımız neden bu kadar sevgi ve saygı gösterisinde bulunuyor? Muslera, 9 yıl İspanya’da oynasaydı hastaneden çıkarken İngilizce mi konuşurdu, İspanyolca mı? Muslera, 9 yıl Almanya’da oynasaydı hastaneden çıkarken İngilizce mi konuşurdu, Almanca mı? Muslera, 9 yıl Fransa’da oynasaydı hastaneden çıkarken İngilizce mi konuşurdu, Fransızca mı? Dolayısıyla Muslera’nın bu yaptığı yaşadığı ülkeye saygısızlıktır ve derhal özür dilemelidir.

Bu kısa yorumumu, değerli futbol insanımız Özkan Sümer’in her zaman söylediği şu sözüyle bitirmek istiyorum; “”Türk toplumu yabancıya hayran, kendi insanına düşman”…

Dr. Ersin AFACAN
İnstagram: mental_destek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı